DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Ramazan YILMAZ
Ramazan YILMAZ
Giriş Tarihi : 01-04-2022 22:04

Eğitimdeki Yanlışlar ve Sonuçları...

Son yıllarda eğitimde birçok değişiklik yapıldı ve bunların bazı sonuçları oldu.

Sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarına öğretmenler sınavla seçilirdi. Bu yolla o okullardaki öğrencilerin öğrenme ihtiyaçlarını karşılayabilecek öğretmenler oralara atanırdı. Buna son verilerek hizmet puanı esasına göre öğretmen ataması yapılmaya başlandı. Bu uygulamadan sonra öğrenme ihtiyaçları giderilemeyen öğrencilerin bir bölümü özel öğretim kurumlarına yöneldi. 

Bu uygulama eğitimin daha çok ticarileşmesine kapı aralandı ve sınavla seçilmiş öğrencilerin alındığı devlet okullarında eğitimin niteliği düştü.

Fen liselerinden sonra en başarılı öğrencileri alan ve eğitim fakültelerine nitelikli öğretmen adayları gönderen Anadolu öğretmen liseleri kapatıldı.

Anadolu öğretmen liseleri eğitim fakültelerini tercih eden öğrencilerine ek puan veriyordu ve nitelikli öğretmenler için kaynaklık ediyordu. Bu kaynak kurutuldu ve öğretmen niteliği sorunu derinleşti.

Müdür olabilmek için iki aşamalı mülakatsız sınav yapılıyordu. Birinci sınavda 70 ve üzeri alanlar üniversitelerde hizmetiçi eğitime alınır, oradaki eğitim sürecinin sonunda bir sınav daha yapılırdı. Bu sınavda 70-75 aralığında alanlar C Tipi okullara, 75 80 aralığında alanlar B tipi okullara, 80 ve üzeri alanlar A tipi okullara müdür olabilirlerdi. 

Bu yönetmelik değiştirildi ve yönetici ataması mülakata bağlandı. Böylece yöneticilerin ve eğitim yönetiminin niteliği sorunu yaygınlaştı. 

Akademik liseler; fen liseleri, Anadolu liseleri ve genel liseler olarak sınıflanıyordu. Fen ve Anadolu liseleri sınavla, genel liseler sınavsız öğrenci alıyordu. 

Öğrencileri ilgi ve yetenek alanlarına göre mesleki eğitime ve akademik eğitime yöneltecek bir sistem geliştirerek akademik liselerdeki yığılmayı önlemek yerine, Anadolu liseleri ile genel liseler, Anadolu lisesi adı altında birleştirildi. Böylece Anadolu liseleri sıradanlaştırıldı. 

Bir sonraki aşamada Anadolu liselerine sınavla öğrenci alımına son verilerek, adrese dayalı yerleştirmeye geçildi. 

Akademik başarıları ve öğrenme ihtiyaçları oldukça farklı olan öğrenciler aynı sınıflarda toplanınca, birçok aile çocuklarını özel okullara götürdü. Bu durum eğitimin daha büyük oranda ticarileşmesi ve devlet okullarının değersizleşmesi sonucunu üretti. 

Öğretmen atamalarında mülakat uygulaması yoktu, artık var.

İl içi yer değiştirmelerde, öğretmenler atama istedikleri okullardaki sıralarını görebiliyorlardı, artık göremiyorlar.

Öğretmen maaşları yoksulluk sınırının altında tutulduğu için, hem çok başarılı öğrenciler öğretmenlik mesleğini seçmiyor, hem devlet okullarındaki başarılı öğretmenler özel öğretim kurumlarına geçiyor, hem de özel öğretim kurumları düşük maaşla öğretmen çalıştırabiliyor. 

Görülen o ki, eğitim her uygulama ile daha çok ticarileşmiş, sermayenin kazanç kapısı haline gelmiştir. 

Bir de, tarikat ve cemaatlerin okulları ve yurtlarıyla eğitimde faaliyet göstermeleri, dernek ve vakıflarla yapılan protokoller gereği yürütülen projeler, eğitimi bilimsellikten uzaklaştırmış; hem İnsan kaynaklarını, hem maddi kaynakları, hem de zamanı israf etmiştir.

Nitelikli eğitim, kamunun yararına kamusal bir görev ve yurttaşlar için kamusal bir haktır. 

Ebedi Önder Atatürk'ün söylediği gibi; "Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder."

Ramazan Yılmaz
guncelegitim.com
 

ARŞİV ARAMA