DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Kadriye DEMİREL
Kadriye DEMİREL
Giriş Tarihi : 22-01-2022 15:47

Başarı Belgesi Yetmez Sayın Bakanım

MEB tüm personeline Covid-19 salgın dönemi karnesini verdi. MEB, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görev yapan tüm yöneticilere, öğretmenlere, memur, hizmetli, şoför ve diğer bütün personeline elektronik ortam üzerinde başarı belgesi verdi. Böylece okullarda görev yapan ücretli öğretmenler ve iş-kur çalışanları hariç tüm MEB çalışanları Covid-19 karnesini almış oldu. MEB’in çok amaçlı personeli olarak gördüğü biz öğretmenler de bu belgeye layık görülmüşüz, teşekkürlerimizi sunuyoruz. 

Öğretmenleri, MEB’in çok amaçlı personeli olarak tanımladım çünkü biz öğretmenler; gerçekten MEB’in çok amaçlı personeliyiz. Eğitim öğretim görevlerimize ek olarak okullarda tüm işlerde sorumluyuz,  bazen temizlikçi, bazen tamirci, çocuk bakıcısı, aile danışmanı, güvenlik görevlisiyiz. Kamusal alanda nerde bir ihtiyaç varsa orda hemen öğretmenler olarak biz görevlendiriliriz. Hatta il ve ilçelerde yetkili kişilerin katıldığı toplantılarda salonu dolu göstermek, katılımı yüksek tutmak, boş sandalyeleri doldurmak için bile biz öğretmenler görevlendiriliriz.   

Bu kadar iş yükü yüklenmiş öğretmenler olarak MEB'den beklentimiz, belge değil; emeğimizin karşılığını vermesi, moral ve motivasyonumuzu artırmasıdır. Öğretmen maaşlarını günümüz koşullarına uygun olarak güncellemesidir. Çünkü;

Ekonomik sıkıntılardan yorulduk!

Ay sonunu nasıl getireceğiz hesapları yapmaktan yorulduk!

Akaryakıta, elektriğe, ulaşıma, temel ihtiyaçlara gelen zamlar karşısında küçülen maaşımızı nasıl denk getireceğiz diye düşünmekten yorulduk!

Çocuklarımızın eğitim ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağız diye hesap yapmaktan yorulduk!

3600 ek göstergenin gösterilip gösterilip geri çekilmesinden yorulduk!

2014 yılından bu yana destanlaşan Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun hayallerimizi yıkmasından yorulduk!

16 yıldır Uzman Öğretmenlik adı altında yapılan adaletsizlikten yorulduk!

Çözülmesini beklerken; Uzman öğretmenlik ve Başöğretmenlik adı altında eğitimden eğitime, sınavdan sınava koşturulma planlarından, dayatmalarından yorulduk!

TV’lerde, basında; almadığımız abartılı maaşları alıyormuş gibi, gösterilmesinden yorulduk,

Mesai kavramı olmadan çalıştığımız halde, yatmakla suçlanmaktan yorulduk!

Öğretmenlik mesleğinin itibarı ile oynanmasından yorulduk!

Hedef haline getirilmekten yorulduk!

Şiddete uğramaktan, şiddete uğrama kaygısından yorulduk!

Değişen her bakanla, değişen uygulamalardan yorulduk!

Eğitim öğretime dair yapılan uygulamalarda fikrimizin sorulmamasından yorulduk!

İçi boş projelerle gereksiz iş yükümden yorulduk!

Birileri iş yapıyormuş gibi gözüksün diye, onlar için fotoğraf çekip, evrak hazırlamaktan yorulduk!

Adalet ve liyakat yoksunluğundan yorulduk!

Tüm bunlar ve daha fazlası karşısında moral ve motivasyonumuzu korumaya çalışmaktan yorulduk!

Başarı Belgesi yerine bizi bu yorgunluktan kurtarın!

Sayın MEB; bize emeğimizin karşılığını verin, özlük haklarımızı iyileştirin, öğretmenlik mesleğinin kronikleşmiş sorunlarına gerçek çözümler üretin. Çalışma koşullarımızı iyileştirin. Öğretmenlerin görüşlerini de önemseyin. Herkesin fikir sahibi olduğu eğitim ve öğretim konusunda, eğitimin eğitimini almış, eğitimin mutfağında olan biz öğretmenlerin de fikirleri olduğunu görmezden gelmeyin. Eğitimin içinde bulunduğu sorunları en iyi bilen biz öğretmenleriz, çünkü bu sorunları biz yaşıyoruz. Ve bu sorunların en kolay yoldan nasıl çözülebileceğini de bilen biz öğretmenleriz. Dolayısıyla çözüm bizde, biz öğretmenleri duymazdan gelmeyin. Bizimle ilgili hazırlanan Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda bile duymazdan geldiniz, bizim için çıkacak kanunu en son biz duyduk. Tüm itirazlarımıza rağmen, ciddiye alınmadık, itirazlarımız göz önüne alınıp gerekli düzenleme yapılmadan TBMM’nin onayına gönderildi.

İşte bu gerçekler varken, başarı belgesi bize yetmez. Evet, teşekkür ediyoruz ama başarı belgesi bize yetmez. Mesleğimizi en iyi şekilde icra edebilmek için maddi ve manevi doygunluk ancak, bizim yorgunluğumuzu alır.

KADRİYE DEMİREL
Eğitimci Yazar

Kadriye DEMİREL

Kadriye DEMİREL

DİĞER YAZILARI Bakan'ın atama sözünden sonra yüz binler umutla bekliyor İşte Halep, İşte Arşın! Sendikalardan Sendikacılık Bekliyoruz! Eğitim çalışanları 1 Mayıs'ta ne istiyor? Dalkavukluk Sendromu ve Dalkavuklar İnisiyatifsizlik Sendromu Tek Derdimiz 12 Yıl Müdür Koltuğu Garantisi Mi? Eğitimci Olmayan Eğitim Müfettişleri Geliyor 8 Mart’ı Kutlamayalım! Çözüm Sensin Öğretmenim!     Sessiz Olun Öğretmene Şiddet Var! TBMM Onayladı Ama Öğretmenler Onaylamıyor Ankette, Yetkili Sendika Sınıfta Kaldı Öğretmenler Ucuz İşçi Mi? Kadınların Hakkı Var Mı? 1 Milyon Öğretmen, 1 Milyon Ses Öğretmenlerin Hakkı Ödenir Öğretmene Şiddet, Direksiyon Başında Eğitimde Yeni Nesil Planlama Zamanı Artık Sendikasız Memur Kalmamalı 2021 LGS Öğrencilerinin Hikayesi Görevde Öğretmenler Öncelikli, Ödülde Kimler? Öğretmen Olmak Suç Mu? İLKSAN Seçiminin Kaçak Güreşçisi Kadın Altının Değerini Sarraf Bilir Artık Yetmez mi? Memura ‘’Mış’’ Gibi Zam ve Vergi Dilimi İşkencesi Eğitimciler ve Mobbing Çemberi MEB Bütçesi, Eğitimin Gereklerine Göre Düzenlenmeli Uzaktan Eğitim ve Kaygılarımız Kadınlar Yönetimin Neresinde Eğitimde Kıyameti Ancak Motivasyon Koparır! 'Öğretmenimin Psikolojisi Bozuldu' Yetkiyi yanlış anladık ÖSYM’nin Sınav Güvenliği Kabusu Tatil Ödevimiz, Sorumluluk Unuttuklarımız Var… (Kadriye DEMİREL) Davet Ediyoruz! (Kadriye Demirel) Öğretmenlerde Stockholm Sendromu Bir devir kapanıyor mu? Sayın Bakanımız Ziya Selçuk’a Mektup Uzmanlık Mı? Adaletsizlik Mi? Öğretmen Garsonlar Anne - Baba Eğitimi ‘Devlet Politikası’ Olmalıdır
ARŞİV ARAMA