DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Arşiv Yazılar
Arşiv Yazılar
Giriş Tarihi : 26-11-2016 01:25

Sarı Işık Sendromu

Sarı Işık Sendromu

Trafikte bekliyorum Şirinyer’ de arabamla, çünkü kırmızı ışık yanıyor. Yayalar geçiyor önümden yaşlısı, genci, kucağında çocuk olanı var. Kiminin acelesi var hızla ilerliyor, kimisi aheste aheste yürüyor, kulağında kulaklık elinde akıllı telefon. Önce yayalara kırmızı ışık yanıyor ve bazıları artık yürümeyi bırakırken bazı yayalar 3-4 saniye fazladan sürem var ne de olsa diyerek hızlıca yürümeye devam ediyorlar. Benim önümdeki kırmızı ışığın altına sarı ışıkta ekleniyor ve arkadaki araçlardan korna sesleri yükselmeye başlıyor düüüüt düüüüt. Bir an hafif bir stres sarıyor bedenimi çünkü önümde daha hala yürüyen yayalar var ve trafikte kırmızıdan sonra yanan sarı ışık hareket et demek değil, hareket etmeye hazır hale gel demek. Yayalar yolu boşaltınca arkadan gelen korna sesleri eşliğinde yoluma devam ediyorum. Bir sonraki ışıklara yaklaşırken yeşilden sarıya dönüyor renk. Trafik kuralları gereği ayağımı gazdan çekiyor ve frene basarak yavaşlamaya başlıyorum. Ancak diğer şeritteki iki araç peş peşe kuralın tam tersine gaza basarak hızlarını arttırıyorlar yeşil yanarken bile bu kadar gaza basmazlarken kırmızıya takılmamak olağanca hızlanıyorlardı. Durma mesafesi yoksa devam etmesi normaldir ama varken devam etmesi? Bunun sonu belli değil miydi? Çekirge bir sıçrar iki sıçrar, eninde sonunda kaza kaçınılmaz olur. İçimden “ bu sarı ışık ne işe yarar arkadaş bir uyaran ama sanki bizim toplumumuz için ters bir uyaran” demekten kendimi alamıyorum.  Çok mu zordu kırmızı ışıkta bir süre beklemek, yoksa bu bir kazanç mıydı?

Çocuklarda böyledir; sarı ışığı temsil eden ebeveyn davranışlarını yeşil ışık olarak algılarlar. Mesela 7 yaşındaki çocuğunuza “ oyuncaklarını toplamanı istiyorum” derseniz ve toplamadığı takdirde hiçbir şey yapmazsanız hatta kendiniz toplarsanız sizin uyarınız bir sarı ışıktır. Bu durum da çocukta yapmasam da olur algısı oluşur ve ayrıyeten de çocuğunuzun sorumluluklarını siz üstlenmiş olursunuz. Sadece bununla da kalmaz şüreç; kıyafetlerini evin farklı köşelerinden toplarsınız, ayakkabısını istemediğiniz yerde çıkartır ve giyer, yemek zamanı masaya gelmez ya da yemeği beğenmez ve yemez, televizyon kumandasının bir numaralı hakimi olur ve ev ödevlerini siz yapmak zorunda kalırısınız.

Oysaki “oyuncaklarını topladıktan sonra sevdiğin çizgi filme bakalirsin” der ve sözünüzün arkasında karalılıkla durursanız çocuğunuz bunu kırmızı ışık olarak algılar. Çünkü çocukların asıl dikkat ettikleri sözler değil davranışlardır. Eğer söz ve davranışlarınız tutarlıysa çocuğunuzu kurallara uymaya daha kolay alıştırırsınız. Bu duruma alışık değilse elbette ki direnç gösterecektir, pazarlık yapacaktır (izledikten sonra toplayacağım) ancak bir yetişkinin sağlam iradesi karşısında çocuklar eninde sonunda pes ederler. Tabi ki ilk başlarda odasını toplamasına yardımcı olabilir ve işbirliğini pekiştirebilirsiniz, o yaptıkça olumlu davranışları sözel ifadelerle teşvik edip cesaretlendirebilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken husus bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatıp sorumluluklarını üstlenmesini sağlamaktır.

Tutarsız davranışlar ise çocuklardaki direnci arttırır. Yani oyuncaklarını toplamadığı takdirde sevdiği çizgi filmi izlemesine bazen izin verir bazen vermezseniz muhtemelen bu mücadelenin kazananı çocuk olacaktır. Sizde zafiyeti fark edecek ve bunu kesinlikle kendi lehine kullanacaktır.

Tabi ki kuralları oluştururken çocuğun fiziksel ve mental yeterlilikleri de göz önünde bulundurulmalı ve bu kurallar açık bir dille çocuğa ifade edilmelidir. Kurallara tabi olan çocuklar daha mutludur, çünkü kendi davranışlarının sonucunun sorumluluğunu almayı öğrenirler. Zaten hayatın kendisi bir kurallar sarmalı değil mi? Kurallara uymayan çocuk grup oyunları oynayamaz, sınıf ve okul kurallarına uyamadığı için problemler yaşar, ileriki yıllarda iş ve meslek hayatında başarısız olmaya mahkum olur.

“Ağaç yaşken eğilir” felsefesiyle çok geç olmadan çocuklarımıza kurallara uymayı öğretirsek kim bilir belki yetişkin olduklarında toplu yaşamın gerektirdiği kurallara, iş ve meslek kurallarına ve trafik kurallarına uyan bir toplum haline geliriz.

Serdar AYDOĞDU


Kaynak:Mackenzie,R,J, 2013, Çocuğunuza sınır koyma. Yakamoz yayınları, İstanbul

Arşiv Yazılar

Arşiv Yazılar

DİĞER YAZILARI Nedir Telafi? Çocuğunuzun davranışlarını nasıl değiştirirsiniz? (Özgür BOLAT) Deniz Seki Yaz okulları kaldırılsın! (Uğur Altunay) Öğretmenlerin Seminer Dönemi İçin Etkili Bir Proje Üstün Yetenekli Çocuğum, Beyaz Kargam Mülakatta Mağduriyetlere Son Verecek Proje Okuduklarını Anlamayan Öğrenciler Neden Artıyor? Bana Bir Masal Anlat Baba Kırmızı Başlıklı Kızın Kaderi (Serdar AYDOĞDU) Mülakat, Müfredat, Rotasyon, Sözleşme (Talat Yavuz-Eğitim Bir Sen) Suriyeliler Vatanlarına Dönmelidir İzmir'de Sapık Müdür ve Cesur Öğretmen Çocuğun karnesini sosyal medyadan paylaşmak (Serhat YABANCI) Öğretmenlerin Hakkından Gelecek Bir ''Bakan'' Aranıyor (Oğuz Eminoğlu) Karşı Devrimin Anti-Laik Mevzisi: 'Eğitim Sistemi' (Önder Yılmaz yazdı) Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenine Sahip Çıkmalıdır (Özcan ŞAHMAN) 9 Başlıkta MEB sınav görevlendirmelerinde aksayan yönler Öğretmenin Zorunlu Hizmeti Nasıl Hesaplanır? Eğitimde Sınıf, Fetret ve Devri (Önder YILMAZ yazdı) Kazanın Doğurduğuna İnananlar (Emrah Mutluer yazdı) MEB'de Okul Yöneticisi Olmak (Aytaç ÇAPKIN yazdı) Okullarımızda Danışmalı Katılma Açısından Düşünceler Ve Öneriler 22 Soruda Özür Durumu Atamalarının Merak Edilen Cevapları MEB'de Branşlara Göre Yöneticilik Durumu Eğitim Ordusu Neden Yerinde Değil (Turgay Polat) Bitişik Eğik Yazı Üzerine Yan Alan Saçmalık, Alan Değişikliği Haktır! MEB'de, müdür yardımcısı görevlendirmeleri nasıl olacak? ​Eğitimli Gençler Cezalandırılıyor mu? (Abbas Güçlü) Eğitimde neler oluyor? Okulları satan satana! (Abbas Güçlü) Üniversitelerin misyonu ve geleceğin liderleri? (Abbas Güçlü) Eğitim sistemimiz, A’Dan Z’ye neden değişmelidir (Abbas Güçlü) Uzlaşma Kültüründe Okulların Rolü Cumhuriyet ve Biz Sınav odaklı eğitim sistemimiz MEB yönetici atamada, yeniden atama neden yok? 23 Nisan'da Türkiye'de Çocuk Gerçeği (Tuba KAAN) Devlet okulları üvey evlat mı? ( İlhan Sevin ) Çocuklar Okulda Neden Öğrenemiyor? (Özgür BOLAT) Üniversite Öğrencilerinin Yabancılaşması İyi notlar, küçük kardeşler ve ayak parmakları (Meltem Gürle) Öğretmenlerin feryadı dinmiyor (Metin ÖZYÜREK) MEB Yönetici Görevlendirme Taslak Yönetmeliğinin Değerlendirilmesi Öğretmenlerin norm kadro sorunu Eğitimde 'Doz Aşımı' İlkokulda müdür yardımcısı kadrosuna tepki MEB norm güncellemesini neden mart ayında yapıyor? Televizyonun çocuklar açısından olumsuz yönleri Öğretmenlik işte böyle bir şey!.. (Abbas GÜÇLÜ) Yarıyıl Tatil(i) Mi ? Yeni Moda: Atama Bekleyen Öğretmenleri Küçümsemek Sendika Neden Önemlidir? (Mehmet Alper ÖĞRETİCİ) Kimliksiz Millet Öğretmenler, hangi okullara yönetici olarak atanabilir? Anne Yoksunluğu Ve Eğitim Açısından Sonuçları Rotasyon Sendromu (Mesut Kaymakçı) Velilerin Eğitimdeki Yeri (Abdurrahman Ünal) Kadın Öğretmen Olmak Zor MEB, il içi özür sorununu böyle çözemez Mağdur olmayan var mı? MEB okul dönüşümlerinde kimler etkili Nasıl Bilirdiniz? (Serdar AYDOĞDU) Eğitim-Öğretim Sarmalı (Özlem RÜSTEM) Liselerde performans ödevi değerlendirme belirsizliği ″Bitişik Eğik Yazıyla Yazarak″ Neyi Öğretmiyor? / Mahiye MORGÜL Öğretmen neden isyan eder? Ölmeyi Emretmek! ( Ebru Sungar) Öğretmenler üzgünlüğünüz kutlu olsun! Eğitim Hikaye... (Mehmet VURAL) Öğretmensiz reform mümkün değil (Abbas Güçlü) Öğretmeni Emekli Eden Manzara ( Doğan Cüceloğlu ) Öğretmenim canım benim (Yılmaz ÖZDİL) Eğitimde reform yerine dinamik eğitim
ARŞİV ARAMA