Edebiyat ve Tarih

Gündoğdu YILDIRIM

02-10-2024 21:51

Bize hep şunu dediler: Edebiyat ile tarih arasındaki bağ sadece dilden ibarettir.

Tarihin metin olarak yazılımı…

Bu kadar!

Bize göre tarih, savaşlar demekti.

Tarihi kahramanlar yazardı.

Kazananların tarihi…

Kaybedenler ya da savaşanlar…

Halk…

Bakın tarih kitaplarına hep savaşlardan söz edilir.

Sanki tarih savaştır.

Yenenler ve yenilenler...

Krallar, padişahlar, hanlar, hakanlar…

İyi de tarih, kazananların, kaybedenlerin tarihi değil ki.

Tarih, tüm yaşanmışlıklar demektir.

Halk demektir.

Tarih; toplumların, ekonomik, psikolojik, sosyolojik, siyasi, kültürel, ahlaki yaşanmışlıklarıdır; insanlık tarihinin serüvenidir.

Tarih, kesinlikle bir savaştan ibaret değildir. Tarihi bir savaşa indirgemek, insanlık tarihine yapılmış en büyük haksızlıktır.

O nedenle tarih, tarih kitaplarından öğrenilemez.

Öğrenilmemiştir de…

Tarih, edebi eserlerden öğrenilir!

Bir İngiliz’i, bir Fransız’ı, bir İranlıyı, bir İsrailliyi öğrenebileceğin tek yer edebi eserlerdir.

Son zamanlarda okuduğum kitaplardan öğrendiğim tek gerçek şu ki; aslında gerçek tarih romanlarda, öykülerde gizli.

Bugün geçmişi merak ediyoruz.

Geçmişten, gelecek çıkarımları yapıyoruz.

“Geçmişini bilmeyen, geleceğini sağlıklı kuramaz.” diyoruz.

1071 yılı size neyi ifade ediyor?

Türklerin, Bizanslılarla savaşını yani Malazgirt Savaşını…

Malazgirt Savaşı, Türklerin Anadolu’ya girişi, demektir.

Kazanan Selçuklulardır!

O kadar…

1071 yılında Anadolu’da yaşam nasıldı?

Ekonomisi, geliri, gideri; insan ilişkileri, toplumsal yaşamı…

Bilgi yok!

Ne var?

Anadolu’ya Türklerin girişi; Anadolu’yu Türklerin yurt edinişi var.

Emile Zola’nın “Germinal” romanından 1800’lü yıllardaki Fransa halkının tüm yaşam öyküsünü öğrenmek…

Hem de tüm çıplaklığı ile…

“Germinal” bir roman değil bir tarih…

Kazanan, kaybeden; ölen, kalan yok.

Halk var!

Toplum var!

Ülke var!

Tolstoy’un “Diriliş” romanı, Rusların fotoğrafını çekmekte, o dönemin Rusya’sını tüm ayrıntısı ile bize anlatmakta…

Charles Dickens, “İki Şehrin Hikâyesi” ile Fransa ile ve İngiltere’nin karşılaştırmasını yaparak; iki ülkenin toplumsal, siyasal, sosyolojik yapısını gözler önüne serer.

Kıyas yapar.

 “Bin Muhteşem Güneş” kitabının yazarı Khaled Hosseini bize Afganistan’ı öğretir.

ABD’yi, Jack London'unun romanlarından öğreniriz.

Her roman, öykü bir tarihtir.

Tarih, edebiyattan öğrenilir.

Edebiyat, aynı zamanda tarih demektir.

DİĞER YAZILARI Küçük İnsanlar 01-01-1970 03:00 Niçin Kitap Okunur! 01-01-1970 03:00 Ünlülerin Özel Yaşamları 01-01-1970 03:00 Bir Öğretmen Öldürüldü 01-01-1970 03:00 Savaş Öldürür 01-01-1970 03:00 Sevgi Kurtarır 01-01-1970 03:00 Yan Baktın! 01-01-1970 03:00 Çocuklar Tatil Başladı 01-01-1970 03:00 Yeni Yıl 01-01-1970 03:00 Sıradan, Basit, Aşağılık 01-01-1970 03:00 Öğretmen 01-01-1970 03:00 Sorgu Mu, Yargı Mı? 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet 102 Yaşında... 01-01-1970 03:00 Yozlaşma: Doğruluk, dürüstlük kalmamış... 01-01-1970 03:00 Futbol 01-01-1970 03:00  Komşuda Pişer! 01-01-1970 03:00 Bilgi! Bilgi! Bilgi! 01-01-1970 03:00 Neden Böyleyiz? 01-01-1970 03:00 Bugün varız yarın yokuz! 01-01-1970 03:00 Edip Akbayram 01-01-1970 03:00 Dağın Öte Yüzü 01-01-1970 03:00 Küçük Düşünmek! 01-01-1970 03:00 Ferdi Tayfur 01-01-1970 03:00 İyilik İyidir! 01-01-1970 03:00 Narin 01-01-1970 03:00 Su bitti! 01-01-1970 03:00 Öğretmene Dokunma 01-01-1970 03:00 Bir LGS Daha Geçti 01-01-1970 03:00 Ben Mi Abartıyorum? 01-01-1970 03:00 Öğretmene şiddet! 01-01-1970 03:00 Mülakat 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlik 01-01-1970 03:00 Yaşam ve Ölüm 01-01-1970 03:00 Ezberci Eğitime Çözüm! 01-01-1970 03:00 Ezberci Eğitim 01-01-1970 03:00 Kitap Okuyalım! 01-01-1970 03:00 Savaşa Hayır! 01-01-1970 03:00 Postmodernizm 01-01-1970 03:00