Eğitim Reformu Girişiminin tam metnini yayınladığı Eğitim İzleme Raporu 2013ün önemli bir başlığı da seçmeli dersler. 2012den itibaren sayıları artan seçmeli dersler öğretmen ve derslik yetersizliğinden sağlıklı olarak seçilemedi. Rapora göre seçmeli dersler birçok okulda doğrudan okul yönetimleri tarafından belirlendi. Bazı okullarda yeterli derslik veya öğretmen olmaması gibi nedenlerle okulların velileri ve öğrencileri yönlendirdikleri ve çok az okulda seçmeli derslerin doğrudan öğrenciler tarafından seçildi. Raporda ERGnin yaptığı araştırmaya katılan öğrencilerin yüzde 37sinin okul, rehberlik servisi, müdür veya öğretmenden bilgi almadan derslerini seçtiği belirlendi. Birçok okulda, ders seçenekleri okullar tarafından belirlenerek sınırlandırıldı. Bazı okullarda idare seçilecek dersleri belirleyerek zorunlu seçmeli olarak sundu.
İkili öğretim sayısında artış
Raporun önemli bir başlığı da dünyada terk edilmeye çalışan Türkiyede sabahçı ve öğlenci olarak tanınan ikili öğretim sistemi. İkili öğretim bazı okullarda sabah derslere çok erken başlanmasına ve derslerin akşam geç saatlere kadar sürmesine yol açtı; bu durum öğrenci ve öğretmenlerin kendilerini yorgun ve yetersiz hissetmelerine neden oldu.Türkiye genelinde önceki yıla göre ikili öğretim yapan okul oranı ilkokullarda yüzde 25ten yüzde 23e, ortaokullarda yüzde 32den yüzde 29a ve liselerde yüzde 15ten yüzde 12ye düştü. MEBin son iki yılda yayımladığı faaliyet raporlarındaki performans sonuç tablolarına göre, ilköğretim düzeyinde 2012 yılı sonunda ikili öğretim gören öğrenci oranı yüzde 51 iken, bu oran 2013 yılı sonunda yüzde 57.5e yükseldi. Sonuç olarak ilköğretimde ikili öğretim yapan okul oranında düşüş olsa da, ikili öğretim gören öğrenci oranında artış oldu. MEB ikili öğretim gören öğrenci oranı hedefi olan yüzde 50den 2013 sonu itibarıyla uzaklaştı. Özellikle ikili öğretim uygulanan okullarda seçmeleri derslerinde etkisiyle sosyal ve sportif etkinlikler, kulüp çalışmaları vb. çalışmaları yürütmek neredeyse olanaksız hale geldi.
Rehberlik yaygınlaştırılmalı
Raporda öğrenme ortamlarının öğrenci başarısını ve okul memnuniyetini gözetecek biçimde planlanmasının önemi ortaya çıktığına dikkat çekildi. Bu bağlamda, 4+4+4 düzenlemesiyle başlayan ve halen devam ettiği görülen sorunların giderilmesi için MEBin halihazırda planladığı biçimde ikili öğretim veren okulların sayısının hızla azaltılması, öğrencilerin değişen sosyal çevrelerinin yaratabileceği olumsuz etkinin azaltılması için okullarda rehberlik servislerinin yaygınlaştırılması gerektiği belirtildi.
Kız öğrenci arttı
Rapora göre olumlu gelişme ise kız öğrencilerin gidebileceği okulların sayısının artması oldu. 2010-11 eğitim-öğretim yılında toplam 649 kız meslek veya teknik lisesi ve Anadolu kız meslek veya teknik lisesi bulunurken, 2013-14 yılında bu okulların toplam sayısı 837ye ulaştı. 36 Okul sayısındaki bu değişim yaklaşık yüzde 29luk bir artışa denk geliyor. 2010-11 eğitim-öğretim yılında bu dört okul türünde eğitim alan toplam kız öğrenci sayısı 218 bin 953 olarak kaydedilmişti. 2013-14te kız öğrencilerin yüzde 20.6lık bir artışla 264 bin 68e ulaştı.
Açık liseler başarısız
MEBin sağladığı verilere göre 2013-14te ortaöğretimdeki öğrencilerin yüzde 6.5i açık liseyi tercih etti. 2013te açık öğretim lisesi mezunu ya da son sınıfta yükseköğretime başvuran öğrencilerin sadece yüzde 7.3ü bir lisans programına yerleşti. Bu oran genel lise mezunları için yüzde 22.6, Anadolu lisesi mezunları için ise yüzde 69.2 olarak gerçekleşti. Açık liselilerin yüzde 57.6sı hiç bir programa yerleşemedi.
Vatan