![]()
Öğretmenlerin AKP iktidarı döneminde eğitim sisteminde yaşanan köklü değişiklikler, 4+4+4 gerici eğitim yasasıyla Öğretim Birliğine vurulan darbe, okul dönüşümleri, siyasi kadrolaşma, yandaş yönetici atama hevesi, eğitimin dini referanslara göre şekillendirilmek istenmesi öğretmenlerin yaşadığı sorunları daha da derinleştirmiştir.
Öğretmen yetiştirme süreci siyasallaştırılarak çökertilmiş, öğretmenliğin saygınlığı da bundan büyük zarar görmüştür. Son yıllarda siyasi iktidar tarafından öğretmenlik mesleğinin itibarını zedeleyen söylem ve tutumların süreklilik kazanması, Alo 147 gibi isimsiz ihbar hatlarının kurulması, öğretmene yönelik şiddet eylemlerini artırmıştır. Bu tür olaylar sonucunda hayatını kaybeden ya da ciddi sağlık problemleri yaşayan öğretmenler bulunmaktadır.
AKPnin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana öğretmenlerin alım gücünde çok fazla bir düşüş olduğu bilinen bir gerçektir. 2002 yılında mesleğe yeni başlayan bir öğretmen maaşı ile 24 çeyrek altın alırken, 2014 yılında sadece 14 çeyrek altın alabilmektedir. Bu hesaba göre 2002 yılından bu yana öğretmenlerin maaşlarındaki alım gücü %41,6 oranında düşmüştür. Yetkili ama etkisiz sendika, Memur-Sen ile Hükümet arasında 2014 yılında imzalanan ihanet sözleşmesi nedeniyle enflasyon farkının ödenmeyecek olması da öğretmenleri olumsuz etkilemektedir.
ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 69U MESLEĞİNİ BIRAKMAYI DÜŞÜNÜYOR
Eğitim-İşin 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle, 38 ilde 1165 öğretmenle yüz yüze görüşerek yaptığı Öğretmenlerin gelirlerine ilişkin öğretmen görüşleri adlı araştırma sonuçları öğretmenlerin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunları ortaya koymuştur. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 73ü gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle mesleğine motive olamadığını, yüzde 61i gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını, yüzde 69u ise daha çok para kazanacağı bir iş imkanı olursa öğretmenliği bırakacağını belirtmiştir.
Araştırmanın dikkat çeken sonuçları şöyle:
Araştırmaya katılan kişilerin % 42sinin erkek, %58inin ise kadın olduğu belirlenmiştir.
Araştırmaya katılan öğretmenlerin % 77sinin hiçbir sendikaya üye olmadığı, sadece % 23ünün herhangi bir sendikaya üye olduğu tespit edilmiştir.
Öğretmenlerin % 91i Eğitim öğretime hazırlık ödeneğini yetersiz bulmuşlardır.
Öğretmenlerin % 84ü gelirindeki yetersizliğin mesleki verimini düşürdüğünü belirtmiştir.
Öğretmenlerin % 91i verilen çocuk yardımının yetersiz olduğunu belirtmiştir.
Öğretmenlerin % 91i ekders ücretlerinin yetersiz olduğunu belirtmiştir.
Öğretmenlerin % 87si ekders ücretlerinin kesilmemesi için hasta raporlarını işleme koydurmak istemediklerini belirtmiştir.
Öğretmenlerin % 73ü gelişmiş ülkelerdeki öğretmenlerle benzer çalışma koşullarına sahip olmadıklarını belirtmiştir.
Öğretmenlerin % 68i kazandığım para ile çocuklarımın ihtiyaçlarını karşılayamadığını, %22si ise kısmen karşıladığını belirtmiştir.
Öğretmenlerin % 73ü gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle mesleğine motive olamadığını belirtmiştir.
Öğretmenlerin % 61i gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını belirtmiştir.
Öğretmenlerin % 69u daha çok para kazanacağı bir iş imkanı olursa öğretmenliği bırakacağını belirtmiştir.
Öğretmenlerin % 89u gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle öğretmenlik mesleğinin saygınlığının azaldığını belirtmiştir.
Öğretmenlerin % 86sı öğrencilerine örnek olabilecek şekilde giyinemediğini belirtmiştir.
Öğretmenlerin % 85i son on yılda alım gücünün düştüğünü belirtmiştir.
Eğitim-İş ne istiyor?
Eğitimin ulusal, bilimsel, laik ve kamusal esaslara dayandırılmasını, her aşamasında parasız olmasını,Öğretmenlerin sosyo-ekonomik statülerini yükseltecek önlemler alınmasını,
Eğitim çalışanları arasında ayrımcılık yaratacak uygulamalara son verilmesini,
Öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılması yönündeki söylem ve uygulamalara son verilmesini,
Gerici, ırkçı ve bölücü kadrolaşmanın önlenmesini, eğitim yöneticiliği için nesnel ölçütlerin geçerli kılınmasını,
Eğitim kurumlarımızın personel ihtiyacının gerçekçi bir biçimde belirlenerek, yeterli sayıda öğretmen ve yardımcı personel istihdam edilmesini,
Okullarda kölelik sistemi veya mevsimlik işçi olarak adlandırılan ücretli öğretmen uygulamasına son verilmesini,
Ülkemizin koşulları göz önünde bulundurularak, yeni bir öğretmen yetiştirme sistemi geliştirilmesini,
Eğitimde etnik kimlik ve mezhep-tarikat gibi kimlikleri öne çıkartacak ithal müfredat programları yerine, ulusal, laik, bilimsel ve halktan yana programlar uygulanmasını,
Eğitim çalışanları ve tüm kamu çalışanlarının örgütlenme haklarının önündeki bütün engellerin kaldırılıp, grev ve toplu sözleşme hakkının tanınmasını istiyor;
Yaşadığımız bütün sorunlara rağmen bütün öğretmenlerimizin, eğitim ve bilim emekçilerinin 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutluyoruz.
Eğitim İş