Yurttaşlar; seçim öncesinde de sonrasında da açlık-yoksulluk arasına sıkıştırılmıştır.
İktidar, yurttaşların gerçek gündemi olan, dar ve sabit gelirli aleyhine yaşanan ekonomik krizi seçim gündemiyle örtemez. Seçimden sonra iş, ekmek ve yaşam mücadelesi daha da ağırlaşacaktır.
Ekonomik krizin doruğa ulaştığı ve yıkıcı etkilerinin ciddi şekilde hissedildiği yıllar geride kalmamış işçi, memur ve emeklilerin yıllık zam oranları, büyük ölçüde açlık ve yoksulluk sınırı altında kalmıştır. Temel tüketim ürünlerine peş peşe gelen zamlarla halkın satın alma gücü daha önce hiç olmadığı kadar düşmüştür.
Ekonomi her geçen gün kötüye gitmekte, art ardına gelen zamlar ocakları söndürmüştür. Döviz kurundaki ani artışlar Türk lirasını pula çevirmiştir.
Toplumun büyük bir bölümünü oluşturan üretici, esnaf, emekli, memur, işçi gelecekten umutsuz hale getirilmiştir.
31 Mart sonrasına ertelenmiş birçok zammın olduğunun farkındayız. Şekerden yağa, etten benzine her kalemde günlük fiyat artışları yaşanmaktadır. Esas büyük zamlar, 31 Mart’tan sonra gerçekleşecektir. Başta elektrik ve doğalgaza yüksek zamlar yapılacak ve bu durum en çok alt ve orta gelirli kesimleri etkileyecektir.