Memuriyette refakat izni kimleri kapsar, nasıl olmalıdır?

Dr. Hamit İZDAŞ'ın Refakat İzni Değerlendirmesi: Mevzuat, Aile Gerçekliğinin Gerisinde mi? 

SORU-CEVAP - 29-04-2026 21:19

Devlet Memurları Kanuna göre devlet memurları bakmakla yükümlü oldukları anne, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin uzun süreli hastalığı bulunması veya kaza geçirmesi halinde üç aya kadar refakat izni kullanabilmektedir. DMK 105.

Maddesinde Refakat İzni şu şekilde yer almaktadır:
“….memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verilir. Gerektiğinde bu süre bir katına kadar uzatılır.” denilmektedir.

Evlilik yoluyla ile edinilmiş akrabalıklarda refakat iznini kullanamama sorunu ile karşılaşılmaktadır.

Türk Aile Yapısı aileyi sadece biyolojik olarak bağlamamaktadır. Aile birliğini fiili yaşam, karşılıklı emek, saygı, sevgi ve güven oluşturmaktadır.  Bu durumda olan arkadaşlarımın üzüntülerine şahit oluyoruz. Bu nedenle bu sorunu çözüm yollarını da önererek kaleme almak istiyorum. 

Boşanma ve evlenme tüm dünya medeni hukuk düzenlerinde doğal olarak kabul edilmektedir.

Ülkemizde de evlilik müessesi boşanma yolu ile veya eşlerden birinin hayatını kaybetmesi nedeniyle ortadan kalkabilmektedir. Bu durumda eş yeni bir bireyle hayatını birleştirebilmektedir. Bu durumda eşlerin çocuğu veya çocukları yeni aile yapısının öz-üvey ayrımı olmaksızın birer üyesi olmaktadır. Kültürel özelliklerimizde dikkate alındığında eşin/eşlerin çocukları çok büyük bir genellikle ailenin çocuğu haline gelmekte ve öz üvey ayrımı olmaksızın fiili olarak ailenin evladı olmaktadır.

Ancak eş ve eşlerin çocukları ya da bu çocukların yetişkin hale geldiklerinde ebeveynleri ciddi bir kaza veya uzun süreli bir hastalık ile karşılaştıklarında refakat izni kullanılamamaktadır.

Bu konuda Devlet Personel Başkanlığının 12/12/2012 tarihli mevcut mevzuata göre görüşü şu şekildedir:

“….Devlet memuruna üvey çocuk için refakat izni verilip verilemeyeceği hk. (12/12/2012-19191) Bakanlığınız personeli … ”in eşinin ilk evliliğinden olan oğlu için refakat izni talep ettiğini belirterek, söz konusu personele üvey oğlunun hastalığı için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105 inci maddesinin son fıkrasına göre refakat izni verilip verilemeyeceği hususunda görüş talep edilen ilgi (a) yazı incelenmiştir. Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105 inci maddesinin son fıkrasında; “Ayrıca, memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verilir. Gerektiğinde bu süre bir katına kadar uzatılır. ” hükmü yer almaktadır. Mezkur hüküm kapsamında refakat izni memura; anne, baba, eş, çocuk ve kardeşleri için verilebilmekte olup, ayrıca memurun bu kişilere sosyal güvenlik mevzuatı çerçevesinde bakmakla yükümlü olması veya bakmakla yükümlü olmasa da refakat edilmeme halinde yine bu kişiler için hayati tehlikenin söz konusu olması gerekmektedir. Bu itibarla, ilgi yazıda yer verilen somut olayda Bakanlığınız personeli …’in refakat iznine konu çocuğun annesi olmaması sebebiyle bu izin hakkından yararlanamayacağı mütalaa edilmektedir.” denilmektedir. 

Anayasamızın 41. maddesinde belirtilen “ Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır ve Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar.” İlkelerine göre aile bütünlüğünün korunması ve geliştirilmesi kapsayıcı olarak gerekmektedir. Refakat izninin üvey çocukları veya üvey anne ve babaları kapsamaması, aile bütünlüğünü, aile kavramına saygıyı zedelemektedir.  Aynı evde yaşadığın, bakımını üstlendiğin, birlikte beraber bir yaşam inşa ettiğin, “çocuğum” dediğin, Onun da sana “annem-babam” dediğin evladının ağır hastalandığında biyolojik ebeveyni değilsin diye yanında olamıyorsun, yetişkin hale gelince evladında ebeveynin yanında olamıyor, hukuk buna “uygun” dese de vicdanımız buna “olmaz” demektedir.

Türk Aile yapısının kucaklayıcı özellikleri nedeniyle (Medeni Kanuna göre örf ve adetler de dikkate alınması gereken unsurlardandır) Eşin önceki evliliğinden olan ve memur tarafından fiilen bakımı üstlenilen çocuklarının ve bu çocukların yetişkin hale geldiklerinde onların da anne baba ve kardeşlerinin ciddi bir kaza ve uzun süreli hastalık halinde üvey olarak değerlendirilmeden refakat izni kapsamına alınması Anayasa’nın eşitlik ilkesine, ailenin korunması ilkelerine, aile yapımızın özelliklerine göre uygun ve de hakkaniyetli olacaktır. 

Hatta eşlerinin anne ve babalarının da bu kapsama alınması daha da doğru olacaktır.

Bu nedenle “evlilik yolu ile edinilen anne-baba-çocuk-kardeş” ilişkileri de refakat iznine dahili edilerek yasal düzenleme yapılarak DMK 105 güncellenmelidir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını, Millî Eğitim Bakanlığını, Tüm Milletvekillerimizi, İdari Teşkilatları ve Sivil Toplum Örgütlerini bu basit gözüken ama çok önemli olan yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi için öncülük yapmaya davet ediyorum.

Dr. Hamit İZDAŞ
Meslek Dersleri Öğretmeni
Hürriyetçi Eğitim Sen Muğla Şube Başkan Yardımcısı


 

Günün Diğer Haberleri