KESK'in Açıklamasının Detayları ;
KESK, Haziran 2026'da yaptığı çıkışla kamu emekçilerinin yılın ilk 5 ayında maruz kaldığı ekonomik kayıpları resmi veriler üzerinden ortaya koydu:
5 Ayda 11 Bin 400 TL Erime: KESK’in hesaplamalarına göre, 2026 yılına girerken yapılan maaş artışlarına rağmen, ilk 5 ayda (Ocak-Mayıs dönemi) gerçekleşen enflasyon nedeniyle ortalama bir kamu emekçisinin maaşı tam 11.400 TL eridi. En düşük memur maaşındaki net kayıp bile 10.273 TL olarak hesaplandı. %35 Ek Zam Talebi: Sendika, Temmuz 2026 dönemi için yalnızca geçmiş enflasyon farkının verilmesinin yetersiz olduğunu savunuyor. Yaşanan bu büyük gelir kaybının telafi edilebilmesi adına, toplu sözleşme hükümlerinden önce maaşlara acilen net %35 ek zam yapılmasını talep ediyorlar. Güvenceli Çalışma ve Sosyal Haklar: Ahmet Karagöz, ekonomik dar boğazın yanı sıra kamudaki güvencesiz çalışma biçimlerine, mobbinge ve liyakat sorunlarına dikkat çekerek "güvenceli çalışma" çağrısını yineledi. Ayrıca fahiş kira artışları nedeniyle memurların artık sadece geçim değil, "barınma krizi" de yaşadığını belirtti.Memurlar Ocakta Aldığı Zamadan Fazlasını Mı Kaybetti?
Evet, matematiksel ve ekonomik olarak memurlar ocak ayında aldıkları zammı ve hatta daha fazlasını ilk 5 ay içinde kaybettiler. KESK'in bu durumu "aldığından fazlasını kaybetmek" şeklinde nitelendirmesinin arkasındaki teknik gerekçeler şunlardır:
1. Düşük Başlangıç Zammı vs. Yüksek Enflasyon
Kamu çalışanları 2026 yılına %11 civarında bir toplu sözleşme dönemsel zammı ile başladı. Ancak TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) açıkladığı resmi verilere göre bile ilk 5 aylık kümülatif enflasyon %16,61’e ulaştı.
Memura ocak ayında verilen zam oranı %11 iken, hayat pahalılığı %16,61 arttı. Yani resmi enflasyon daha 5. ay bitmeden memura verilen zammı tamamen yutup üzerine %5'ten fazla doğrudan kayıp yaşattı.
2. "Enflasyon Farkı" Yanılgısı
Sistemde memurlara geriye dönük olarak "enflasyon farkı" ödeniyor. Ancak KESK'in vurguladığı üzere bu fark, memurun 5 ay boyunca her ay markette, kirada ve faturada fazladan ödediği parayı geriye dönük olarak telafi etmiyor. Memur, ocak ayında cebine giren paranın alım gücünü sonraki aylarda katlanarak kaybediyor ve haziran ayına geldiğinde ocak ayındaki maaşının fiili değerinden çok daha azına talim etmek zorunda kalıyor.
3. Vergi Dilimi Tuzağı
Memurlar yılın ilk aylarında (Ocak-Şubat) aldıkları zammın önemli bir kısmını, ilerleyen aylarda (Nisan-Mayıs gibi) üst vergi dilimlerine (%20 ve %25'lik dilimlere) girerek devlete vergi olarak geri ödüyorlar. Dolayısıyla kağıt üzerinde ocakta yapılan zam, mayıs-haziran aylarına gelindiğinde hem yüksek enflasyon karşısında eriyor hem de vergi kesintileri nedeniyle net maaş rakamı olarak da geriye gidiyor.
Özetle; KESK ve Ahmet Karagöz'ün aktardığı verilere göre, memurun ocak ayında aldığı dönem zammı enflasyonun çok altında kaldığı için kamu çalışanları ceplerine giren artıştan çok daha fazlasını çarşıda ve pazarda kaybetmiş durumdalar.