MEB'de 15 Başlıkta Öğrenci, Veli ve Öğretmenleri İlgilendiren Çok Önemli Yenilikler

MEB İlköğretim Yönetmeliğinde Değişiklikler: Sahada Ne Değişiyor, İdareci ve Öğretmenler ile Öğrencileri Ne Bekliyor? Yazarımız Sedat DEĞER yazdı...

SORU-CEVAP - 04-08-2026 02:06

Sedat DEĞER | Eğitimci Yazar / Mevzuat Analisti

 

Millî Eğitim Bakanlığı, Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde sahadaki idari işleyişi, öğretmenlerin çalışma düzenini ve okul iklimini doğrudan etkileyen devrim niteliğinde bir dizi değişikliğe imza attı. Yıllardır Bakanlık genelgeleri ya da resmi yazılar gibi alt düzenleyici işlemlerle yürütülmeye çalışılan, yasal dayanak eksikliği nedeniyle okullarda idareci, öğretmen ve veli arasında hukuki kafa karışıklıklarına yol açan bir çok konu, yapılan bu son düzenlemelerle doğrudan temel yönetmelik hükmüne bağlandı.
 

Okul kayıtlarında yaşanan usulsüzlüklerden sınıflardaki cep telefonu kullanımına, öğretmenlerin boş derslerindeki görevlendirilmesinden proje ödevlerindeki not belirsizliklerine kadar sahadaki taşları tam anlamıyla yerli yerine oturtacak 15 kritik başlığı, mevzuat altyapısı ve sahadaki pratik yansımalarıyla sizler için detaylandırıp kaleme aldım.

 

1- Uyum Eğitimi ve Ebeveyn Programı Sürece Dâhil Edilerek Zorunlu Hale Getirildi
 

Okul öncesi ve 1. sınıfa başlayacak öğrenciler için ders yılı başlamadan önceki hafta yürütülen uyum eğitimi resmi olarak zorunlu kılınmıştır. Düzenleme bununla da sınırlı kalmayıp, okula yeni başlayan öğrencilerin velilerini de kapsayan ve katılımı zorunlu tutulan "Ebeveyn Programları"mevzuata dâhil edilerek yasal çerçevesi çizilmiştir.


Değerlendirme:
Eğitim-öğretim sürecinin en kritik ve temel bileşeni şüphesiz "Okul - Aile - Öğrenci"saç ayağıdır. Ancak geçmiş uygulamalarda uyum süreçleri daha çok öğrenci odaklı yürütülüyor; eğitimin en önemli sacayağı olan aile boyutu ise ya pasif kalıyor ya da uyum programlarına katılım sağlamayarak sürecin dışında kalıyordu. Velinin eğitim-öğretimin başlangıcında sürecin dışında kalması, okul-aile iş birliğinin daha ilk günden zayıf kurulmasına yol açıyordu.
 

Yapılan bu düzenleme ile Ebeveyn Programları'nın zorunlu hale getirilmesi, uyum sürecine katılmayan, pasif kalan veya okula gelmeyen velileri doğrudan sistemin içine dâhil etmeyi amaçlayan stratejik bir mevzuat adımıdır. Bu sayede, okula yeni başlayan çocuğun velisi daha ilk günden okula çağrılarak okul kuralları, müfredat, öğrenci psikolojisi ve ailenin eğitime sunacağı katkılar hakkında resmi olarak bilgilendirilecektir. Aile ayağının okula başlarken bu şekilde bilinçlendirilmesi ve sorumluluk altına alınması, okul-aile iş birliğini en üst düzeyde kuvvetlendirecek; eğitimin aile kanadının okula ve öğrencinin gelişimine aktif katkı sağlamasının önünü açacaktır.

 

2- Seçmeli Ders Süreci Net Bir Takvime Bağlanıp İdari Yetkiler Tanımlandı


Seçmeli ders tercihleri Ocak-Şubat ayları aralığında yapılacaktır. Belirtilen süre içerisinde seçim yapmayan öğrencilerin dersleri doğrudan okul yönetimi tarafından belirlenecektir. Ortaokul 5. sınıfa yeni başlayan öğrenciler ise ders seçimlerini veya değişikliklerini eğitim-öğretim yılının başında (eylül ayının ilk haftasında) bizzat kaydoldukları okulda yapacaktır.
 

Değerlendirme:
Sahada yıllardır kronikleşen iki büyük aksaklık vardı: Tarih belirsizliği ve dilekçe vermeyen velilerin durumu. Önceden takvim net olmadığı için ders seçimleri bazen mart ayına sarkıyor, norm kadro güncellemeleri ve öğretmen ihtiyacı planlamalarında ciddi mağduriyetler doğuyordu. Sürecin Ocak-Şubat aralığına sabitlenmesi idari birlik sağlamıştır.

 

Daha da önemlisi; dilekçe teslim etmeyen öğrenci için okul müdürünün inisiyatif alıp ders belirlemesi, hukuki dayanağı olmadığı için veli şikâyetlerine ve idari davalara konu olabiliyordu. Yeni düzenlemeyle "seçim yapmayanın dersini idare belirler"hükmü getirilerek bu yetki doğrudan yasal zemine oturtulmuştur. Ayrıca eskiden ilkokul 4. sınıftayken yaptırılan 5. sınıf seçmeli ders tercihlerinin yarattığı iletişim kopukluğu, seçimin 5. sınıfın ilk haftasında ortaokul idaresince alınması kararıyla tamamen çözülmüştür.

 

3-  İlkokullarda Din Kültürü ve Yabancı Dil Dersine Branş Öğretmeni Girdiğinde Sınıf Öğretmenlerine Boş Dersinde Görev Verilmesi Yasal Zemine Oturtuldu


İlkokullarda Yabancı Dil ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri alan/branş öğretmenleri tarafından okutulduğunda, sınıf öğretmenlerinin bu ders saatlerinde okul yönetimi tarafından verilen eğitim ve öğretim görevlerini yapması yönetmelik maddesiyle yasal zemine oturtulmuştur (Madde 43/4).
 

Değerlendirme:
Sahada uzun süredir en çok tartışılan ve okul idarecileri ile sınıf öğretmenlerini karşı karşıya getiren konulardan biri buydu. Uygulamada "Sınıf öğretmeni branş dersi saatinde serbesttir, okul idaresi kendisine hiçbir görev veremez"şeklinde bir algı hâkimdi. İdareciler ise nöbetçi öğretmenin bulunmadığı durumlarda boş sınıflara görevlendirme yapmak istediğinde hukuki dayanak eksikliği nedeniyle dirençle karşılaşıyordu.
Yapılan bu net düzenleme ile mevzuat boşluğundan kaynaklanan idari tartışmalar tamamen sona ermiştir. Örneğin; ilkokul 3. sınıfta İngilizce dersine branş öğretmeni girdiğinde, o saatte boşta kalan sınıf öğretmenine okul yönetimi tarafından sosyal etkinlik rehberliği, okuma saatlerinin koordinesi, zümre çalışmaları veya okul içi eğitim-öğretim destek görevleri verilebilecektir. Öğretmenin de bu görevi yerine getirme sorumluluğu açıkça yasal zorunluluğa dönüştürülerek okul içi hiyerarşi ve iş bölümü güvence altına alınmıştır.

 

4- Taşıma Merkezi Okullardaki Öğretmen Nöbet Görevi Temel Yönetmeliğe Eklenerek Uyum Sağlandı
 

Taşıma merkezi olan okullarda görev yapan öğretmenler ve müdür yardımcılarına verilen taşıma nöbeti görevi, Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin nöbet esaslarını düzenleyen 44. maddesine eklenmiştir (Madde 44/14).
 

Değerlendirme:
Taşımalı eğitim yapılan okullarda öğretmenlerin servis indirme-bindirme, öğrenci karşılama ve yemek takibi gibi taşıma nöbeti görevleri esasen 1 Ağustos 2024 tarihinde MEB Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle yasal altyapıya kavuşturulmuştu. Ancak öğretmenlerin asli görev ve nöbet esaslarını düzenleyen temel mevzuat olan Okul Öncesi

Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde bu hükmün doğrudan yer almaması, uygulamada ikilik yaratıyor ve zaman zaman "Temel yönetmelikte yazmıyor"gerekçesiyle itirazlara neden oluyordu.
 

Yapılan bu son ekleme ile iki farklı yönetmelik arasındaki norm uyumu ve mevzuat bütünlüğü eksiksiz şekilde sağlanmıştır. Böylece idarecilerin nöbet çizelgelerini hazırlarken yaşadığı hukuki tereddütler giderilmiş, taşımalı okullarda görev yapan öğretmenlerin nöbet sorumluluğu normlar hiyerarşisine uygun olarak pekiştirilmiştir.

 

5- Öğrenci Davranışları Kapsamına Dijital Okuryazarlık ve Akran Nezaketi Gibi Sorumluluklar Eklendi
 

Öğrenci hak ve sorumlulukları ile davranış değerlendirme kriterleri kapsamına; dijital okuryazarlık, bağımlılıkla mücadele, çevre duyarlılığı, akran nezaketi, siber sorumluluklar ile milli ve manevi değerler açık birer yükümlülük olarak eklenmiştir.
 

Değerlendirme:
Çağın değişen şartları ve teknolojinin hayatın her alanına girmesi, okul disiplin anlayışının ve öğrenci sorumluluklarının da güncellenmesini zorunlu kılıyordu. Klasik yönetmelik anlayışındaki sıraları korumak, derse zamanında girmek gibi sorumluluklar günümüz ihtiyaçlarına yetersiz kalıyordu.

 

Yapılan bu eklemelerle birlikte, örneğin bir öğrencinin sınıf wp gruplarında veya sosyal medyada arkadaşına karşı sergilediği olumsuz bir tutum ya da akran zorbalığı olgusu, doğrudan yönetmelikte yer alan "akran nezaketi ve dijital sorumluluk"ihlali kapsamında değerlendirilebilecektir. Bu durum, okullarda yürütülen değerler eğitimi ile rehberlik faaliyetlerini sadece soyut bir temenni olmaktan çıkarıp, yasal ve pedagojik bir zemine oturtmuştur.

 

6- Özürsüz Devamsızlık Yapanların Belge Alması Engellenip Veli Bildirimleri Dijitalleştirildi
 

20 gün ve üzeri özürsüz (mazeretsiz) devamsızlık yapan öğrenciler, akademik not ortalamaları ne kadar yüksek olursa olsun Takdir veya Teşekkür Belgesi alamayacaktır. Ayrıca devamsızlık bildirimleri 5, 10 ve 15. günlerde velilere SMS ve elektronik iletişim araçlarıyla resmi olarak iletilecektir. Özel durumdaki öğrenciler için ise bildirim 30. günde yapılacaktır.
 

Değerlendirme:
Bu düzenleme iki yönlü çok önemli bir idari adımdır. Birincisi; okullarda mazeretsiz ve keyfi devamsızlık alışkanlığının önüne geçilmesidir. Ders notları 90-95 olan ancak keyfi olarak 20 günden fazla okula gelmeyen bir öğrenci artık Takdir/Teşekkür belgesinden mahrum kalacağını bildiği için devamlılığa azami gayret gösterecektir.

 

İkinci ve idarecileri en çok rahatlatan boyut ise bürokrasi ve kırtasiyeciliğin azaltılmasıdır. Önceden her 5, 10 ve 15. günlerde okul idareleri binlerce devamsızlık mektubu basıp PTT kanalıyla iadeli taahhütlü göndermek zorundaydı. Bu durum hem muazzam bir kağıt/posta maliyeti hem de idareciler için ciddi bir zaman kaybıydı. SMS ve dijital bildirim imkânı ile veliye anında bilgi akışı sağlanmış, bürokratik yük sıfırlanmıştır. 20. günde özel bir bildirim konulmayıp, özel eğitimli veya takipli öğrenciler için bildirim takviminin 30. güne esnetilmesi ise son derece rasyonel bir mevzuat mantığıdır.

 

7-  Bilişim Araçlarının Kurallara Aykırı Kullanımına Doğrudan Disiplin Cezası Verilmesi Maddesi Getirildi
 

Okul idaresi, kurul ve komisyonlarca belirlenen kurallara aykırı şekilde cep telefonu, akıllı saat vb. bilişim araçlarını okulda veya sınıfta kullanan öğrencilere kınama disiplin cezası uygulanabilmesinin önü açılmıştır.
 

Değerlendirme:
Geçtiğimiz yıllarda sınıflarda telefon kullanımı Bakanlık tarafından yayımlanan yıllık genelgeler ve resmi yazılar ile yasaklanıyor, tedbirler alınıyordu. Ancak genelgeler normlar hiyerarşisinde alt düzenleyici işlem olduğu için, kural ihlali yapan öğrenciye disiplin cezası verildiğinde veliler tarafından mahkemeye veya ilçe disiplin kurullarına taşınan kararlar "yönetmelikte doğrudan cezai karşılığı yok"gerekçesiyle iptal edilebiliyordu.

 

Yapılan bu son düzenlemeyle kısıtlama kararları doğrudan temel Yönetmelik maddesine eklenmiştir. Artık ders esnasında gizlice telefonla video çeken, dersin akışını bozan veya izinsiz bilişim aracı kullanan öğrenciye Öğrenci Davranışlarını Değerlendirme Kurulu tarafından doğrudan Kınama Cezası verilebilecektir. Bu düzenleme sahadaki idareci ve öğretmenlerin elini tam anlamıyla güçlendirmiş, disiplin kararlarını sarsılmaz bir yasal zemine oturtmuştur.

 

8- Okullarda Güvenlik Amacıyla Tutanak Karşılığı Arama Yapılması Usulü Düzenlendi
 

Okul, pansiyon ve eklentilerinde yer alan sıra, masa, dolap ve gerekli görülen diğer alanlar güvenlik gerekçesiyle tutanak karşılığında aranabilecektir. Aramalar müdür yardımcısı, Öğrenci Davranışlarını Değerlendirme Kurulu üyeleri ve görevlendirilen öğretmenler tarafından yürütülüp iki nüsha tutanak altına alınacaktır.
 

Değerlendirme:
Okul güvenliği ve zararlı maddelerin/nesnelerin okula sokulmaması adına arama usulünün yönetmelikle düzenlenmesi son derece kıymetlidir. Ancak burada idareci ve öğretmenlerimizin gözden kaçırmaması gereken çok kritik bir mevzuat detayı bulunmaktadır: Yönetmelik metninde açıkça "sıra, masa, dolap ve eklentiler"ifadesi yer alırken, öğrencinin üstünün ve kişisel çantasının aranmasına ilişkin doğrudan bir ibare bulunmamaktadır.

 

Bu durum sahadaki uygulamada büyük bir hassasiyet gerektirmektedir. Örneğin; okulda bir arama yapılacaksa bu işlem mutlaka kurul üyeleriyle, öğrencinin onurunu zedelemeden, idari usullere uygun yapılmalı ve mutlaka iki nüsha tutanağa bağlanmalıdır.

Doğrudan üst veya çanta aramasında hukuki ihtilaflar doğabileceğinden idarecilerimizin sadece yönetmeliğin açıkça yetki tanıdığı alanlarda ve usulüne uygun hareket etmesi gerekmektedir.

 

9- Veli Görüşmelerinin Randevu Sistemi Üzerinden Yürütülmesi Yönetmelik Hükmü Oldu
 

Okullarda veli görüşmelerinin kapıda veya koridorda rastgele değil, Bakanlıkça entegre edilen Okul Randevu Sistemi üzerinden planlanarak yapılması yönetmelik hükmüne bağlanmıştır.
 

Değerlendirme:
Önceki süreçte randevulu veli görüşmesi sadece tavsiye niteliğindeki genelgelerle yürütülmeye çalışılıyordu. Bu durum, çat kapı okula gelip ders esnasında öğretmenle görüşmek isteyen, sınıf kapısını çalıp eğitim-öğretim akışını bölen veya okul koridorlarında güvenlik riski oluşturan veli profillerinin önüne geçmeyi zorlaştırıyordu.

 

Konunun doğrudan Yönetmelik maddesi yapılmasıyla birlikte okul idareleri kapıdaki güvenlik görevlisine ve velilere karşı net bir yasal dayanağa kavuşmuştur. Örneğin; bir veli çocuğunun durumunu görüşmek istediğinde e-Devlet/e-Okul üzerinden öğretmenin boş saatine randevu alarak gelecektir. Bu sayede hem derslerin aksaması engellenmiş hem okul güvenliği sağlanmış hem de öğretmen ile veli arasındaki görüşmeler çok daha nitelikli, hazırlıklı ve kurumsal bir zemine taşınmıştır.

 

10- Okul Kayıtlarında Şüpheli Adres Durumlarında Fatura İbrazı İstenebilmesi Şartı Getirildi
 

Okul kayıt dönemlerinde öğrenci adreslerinde şüphe veya gereklilik görülmesi halinde, okul idarelerince velilerden su, elektrik veya doğalgaz faturası ibraz etmesinin istenebilmesi hükmü yönetmeliğe eklenmiştir.
 

Değerlendirme:
Sahadaki okul müdürlerinin yıllardır en çok başını ağrıtan, veli baskısına, usulsüzlüklere ve hatta adli süreçlere maruz kalmalarına yol açan konuların başında "Hayali Adres Beyanları"geliyordu. Popüler veya fiziki imkânı iyi olan okullara çocuğunu kaydettirmek isteyen bazı veliler, o bölgedeki bir tanıdığının adresinde gösterilerek (nüfus kaydı kaydırılarak) kayıt yaptırmaya çalışıyordu. Okul müdürleri durumdan şüphelense dahi "Fatura isteme yetkiniz yok"tepkisiyle karşılaşıyordu.

 

Yönetmeliğe eklenen bu yeni madde, sahadaki kayıt usulsüzlüklerine karşı adeta devrim niteliğinde bir kalkan olmuştur. Artık okul yönetimi, adres kaydı şüpheli olan bir veliden son 3 aya ait kendi adına düzenlenmiş elektrik veya doğalgaz faturasını resmi olarak talep edebilecektir. Bu sayede popüler okullardaki sınıf mevcutlarının aşırı şişmesi önlenecek, imkânı kısıtlı çevre okulların öğrenci kaybetmesi engellenecek ve eğitimde fırsat eşitliği ile adil kontenjan dağılımı sağlanacaktır.

 

11- Ortaokul Şubelerinin e-Okul Üzerinden Otomatik Kura ile Belirlenmesi Esası Kabul Edildi
 

Ortaokula başlayan öğrencilerin şubeleri e-Okul sistemi üzerinden otomatik kura ile belirlenecektir. Şube değişiklikleri ise yalnızca rehberlik servisi raporu ve veli talebi doğrultusunda eğitim-öğretim yılı boyunca sadece bir kez yapılabilecektir.
 

Değerlendirme:
Eğitim camiasının en kanayan yaralarından biri olan "Öğretmen Seçme"ve "Torpilli Sınıf Oluşturma"alışkanlığı bu madde ile kökten kazınmıştır. Eskiden kayıt dönemlerinde idareciler üzerinde kurulan veli/siyasî baskılar, belirli öğretmenlerin sınıflarına yığılmalara ve okullarda "başarılı öğrenciler bir sınıfa, sorunlu öğrenciler diğer sınıfa"şeklinde homojen olmayan, adil dışı sınıf yapılarına yol açıyordu.

 

Şubelerin e-Okul kanalıyla nesnel kriterlerle kurayla belirlenmesi, her sınıfta heterojen ve dengeli bir öğrenci profilinin oluşmasını teminat altına almıştır. Şube değişikliğinin ise velinin keyfiyetinden çıkarılıp "Rehberlik Servisi Raporu"şartına bağlanması ve yılda 1 defa ile sınırlandırılması, okul yönetimlerinin üzerindeki gereksiz veli baskısını tamamen kaldırmış, öğrencinin sınıf iklimine uyumunu korumuştur.

 

12-  Kardeş, Çalışan Veli ve Ağır Hastası Bulunan Aileler İçin Nakil Kolaylıkları Tanındı
 

Kardeşlerin aynı okula nakillerinin kolaylaştırılması, anne ve babanın ikisinin de çalışması durumunda iş yerine yakın okula nakil imkânı sunulması ve ailede ağır hastası bulunan öğrenciler için tedavi görülen sağlık kurumuna yakın okula nakil hakkı tanınması hükümleri yönetmeliğe eklenmiştir.
 

Değerlendirme:
Eski nakil mevzuatındaki katı adrese dayalı bürokratik engeller, sosyal hayatın gerçekleriyle bağdaşmıyor ve aileleri ciddi mağduriyetlere sürüklüyordu. Yapılan bu insan odaklı düzenleme sahadaki çok büyük sosyal krizleri çözecektir.

 

Örneğin; sabahın erken saatinde işe giden çalışan bir anne-babanın, çocuğunu iş yerine yakın bir okula nakil ettirebilmesi hem çocuğun takibini hem de ulaşım lojistiğini kolaylaştıracaktır. Yine ailede kanser veya ağır kronik rahatsızlığı olan ve hastanede tedavi gören bir birey olduğunda, öğrencinin o hastaneye yakın bir okula nakledilebilmesi pedagojik bir tutumdur. Kardeşlerin farklı okullara gitme çilesinin bitirilerek aynı çatı altında toplanması ise ailelerin mali ve zaman yükünü azaltan çok kıymetli bir reformdur.

 

13- Ortaokullarda Gelişim Raporu Düzenlenmesi Zorunlu Hale Getirilerek e-Rapor Sistemine Geçildi
 

İlkokullarda uygulanan Gelişim Raporu, ortaokullarda da 5. sınıftan itibaren karne ile birlikte verilmek üzere zorunlu tutulmuştur. Ayrıca raporların e-İmza ile imzalanarak e-Rapor şeklinde dijital ortamda veliye sunulması esası getirilmiştir.
 

Değerlendirme:
Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz dönemlerde ortaokullarda Gelişim Raporu doldurulması hususu, yönetmelikte açık bir maddesi bulunmadığı gerekçesiyle bazı öğretmen sendikaları tarafından eylem konusu yapılmış ve "yasal dayanağı yok"denilerek raporlar doldurulmamıştı. Konunun yargıya taşınması neticesinde Danıştay, Bakanlık lehine karar vererek uygulamanın haklılığını tescillemişti.

 

Bakanlık, Danıştay kararıyla haklılığı sabitlenen bu uygulamayı doğrudan Yönetmelik hükmü yaparak sahadaki tüm hukuki belirsizlikleri ve sendikal eylem muafiyetlerini tamamen ortadan kaldırmıştır. Artık ortaokul öğretmenleri için Gelişim Raporu doldurmak açık bir mevzuat zorunluluğudur. Raporun e-İmza ile e-Rapor olarak düzenlenmesi ise okul idarelerini ve öğretmenleri binlerce sayfa kağıt israfından ve imza bürokrasisinden kurtarmış, velinin e-Devlet/e-Okul üzerinden çocuğunun akademik ve sosyal-duygusal gelişimine anında erişimini sağlamıştır.

 

14- Ortaokul Öğrencilerine Proje Çalışması Zorunluluğu Getirilip Teslim Edilmeyen Projeye "0"Puan Verilmesi Esası Netleştirildi
 

Her ortaokul öğrencisinin her ders yılı en az bir dersten proje çalışması yapması zorunlu hale getirilmiştir. Belirlenen süre içerisinde teslim edilmeyen projelere ise e-Okul sisteminde doğrudan "0"(sıfır) puan verileceği hükme bağlanmıştır.
 

Değerlendirme:
Önceki uygulamalarda sahadaki en büyük karmaşalardan biri proje ödevini alıp süresi geldiğinde teslim etmeyen öğrencilerin durumuydu. Öğretmenler e-Okul sistemine not girerken "Sıfır mı yazacağız, G (Girmedi) mi yazacağız, yoksa boş mu bırakacağız?"ikilemi yaşıyordu. Not boş bırakıldığında resmi kayıtlarda öğrenci hiç proje almamış gibi görünüyor, bu da e-Okul veri bütünlüğünü bozuyordu.

 

Yapılan bu net düzenleme ile iki kritik husus çözülmüştür: Birincisi, proje çalışması öğrenci için kaçınılmaz bir sorumluluk haline getirilmiştir. İkincisi, ödevini zamanında getirmeyen öğrenciye doğrudan "0"(sıfır) puan verileceği mevzuat hükmü yapılarak sahadaki tereddütler giderilmiştir. Örneğin; kasım ayında proje konusu alan ve nisan ayında teslim etmesi gereken bir öğrenci, "nasıl olsa bir şey olmaz"diyerek ödevi getirmediğinde ortalamasını doğrudan etkileyecek olan "0"puanı alacağını bilecek ve sorumluluk bilinci kazanacaktır

 

15- Resmi Öğrenci Belgelerinin e-Devlet Üzerinden Alınabilmesine İmkân Sağlandı

Öğrenci belgeleri ve resmi okul evrakları artık e-Devlet kapısı üzerinden karekodlu ve doğrulanabilir şekilde alınabilecektir.

 

Değerlendirme:
Dijitalleşen yönetim anlayışının sahaya yansıyan en pratik ve faydalı maddelerinden biridir. Özellikle kayıt dönemlerinde, burs başvurularında, toplu taşıma kartı indirimlerinde veya kurum idari işlemlerinde veliler ve öğrenciler tek bir "Öğrenci Belgesi" için okula gelip müdür yardımcısı kapısında sıra beklemek zorundaydı.

Bu belgenin e-Devlet sistemine entegre edilmesiyle birlikte, okul idarelerinin üzerindeki evrak basma, imzalama ve mühürleme gibi muazzam bir bürokratik angarya kaldırılmıştır. Velilerimiz ve öğrencilerimiz zamandan tasarruf sağlarken, okul idarecileri asli görevleri olan eğitim-öğretim liderliğine çok daha fazla zaman ayırma imkânı bulacaktır.

 

Yayımlanan MEB Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği değişikliği; idari tıkanıklıkları çözen, gri alan bırakmayarak yetki ve sorumlulukları netleştiren, mevzuatı teknolojinin ve sahanın gerçeklerine adapte eden bütüncül bir mevzuat reformudur. Bütün idareci ve öğretmenlerimizin mevzuat birliğini sağlamak adına bu hükümleri titizlikle incelemesi ve uygulaması büyük önem taşımaktadır.

Sedat DEĞER
Eğitimci Yazar / Mevzuat Analisti


 

 

 

 

Günün Diğer Haberleri