Olayın ilk anlarından itibaren emniyet güçleri ve sağlık ekipleri hızla müdahale etti. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, yaralıları hastanede ziyaret ederek bilgi aldı. İçişleri Bakanlığı, saldırganın okulun eski öğrencisi olduğunu ve sosyal medyada günler önce “Hazır olun, bu okulda birkaç gün sonra saldırı olacak” gibi tehdit paylaşımları yaptığını açıkladı.
Okul çevresinde geniş güvenlik önlemleri alınırken, 4 okul yöneticisi (ilçe emniyet ve milli eğitim müdürlüğü dahil) görevden uzaklaştırıldı. Soruşturma kapsamında bir kişi gözaltına alındı.
MEB’den Hızlı Müdahale ve Destek
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), olayla ilgili yazılı bir açıklama yayımladı.
“Menfur saldırının ilk anlarından itibaren emniyet güçleri ve sağlık görevlileri başta olmak üzere devletimizin ilgili tüm kurumları olaya anında müdahale etmiş ve konuyla ilgili kapsamlı bir tahkikat başlatılmıştır” denilen açıklamada, Şanlıurfa il müfettişlerine ek olarak Bakanlık merkezinden bir başmüfettiş ve müfettişin derhal görevlendirildiği belirtildi.
Bakanlık, iki genel müdür ve bir daire başkanını da sahada koordinasyon için Şanlıurfa’ya gönderdi. Etkilenen öğrenci, öğretmen ve velilere psikososyal destek ekipleri sevk edildi; rehabilitasyon çalışmaları başladı. Güvenlik ve inceleme sürecinin sağlıklı yürütülmesi için okulda eğitim-öğretime 4 gün ara verildi.
Tüm Eğitim Sendikaları Eylemde: “Okul Güvenliği Sağlanmıyor”
Saldırı, eğitim camiasında büyük tepki yarattı. Türkiye genelindeki eğitim sendikaları, okul güvenliğindeki zaafa dikkat çekmek ve şiddete karşı ses yükseltmek için iş bırakma kararı aldı.
Eğitim-Sen, bugün (15 Nisan) ülke genelinde 1 günlük iş bırakma ilan etti; saat 13.00’te MEB önünde ortak basın açıklaması yapacak. Eğitim-Bir-Sen, Türk Eğitim-Sen ve Memur-Sen de 1 günlük iş bırakma eylemi başlattı. Eğitim-İş, Hürriyetçi Eğitim-Sen, Eğitim Gücü-Sen, Mil Maarif-Sen ve Anadolu Eğitim-Sen ise 2 günlük iş bırakma kararı aldı.Sendikalar, “Okulların güvenliği devletin temel yükümlülüğüdür” vurgusu yaparak, öğretmen ve öğrencilerin hedef alındığı şiddet olaylarının önlenmesi için acil tedbir talep ediyor. Siverek’te de yürüyüş ve basın açıklamaları planlandı. Olay, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin artışı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Bakan Yusuf Tekin’den Saldırıya İlişkin Henüz Açıklama Yok
Saldırının üzerinden 24 saatten fazla zaman geçmesine rağmen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’den olayla ilgili doğrudan bir açıklama gelmedi. Bakan Tekin, aynı gün Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İtri Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “GençTek Akran Öğrenme ve Genç Bilişim Ekosistemi 2. Ankara Zirvesi”ne katıldı. Programda öğrenciler için ellerinden geleni yapacaklarını, projelerine her türlü desteği sunacaklarını belirten Tekin, muhalefetin en çok eleştirdiği FATİH Projesi’ni savundu. “2011’den itibaren dijital dönüşüm kapsamında yürütülen FATİH Projesi’yle bugüne kadar 60 binin üzerindeki okula, birçoğu fiber olmak üzere internet altyapısı götürdük” dedi. Öğrencilerin hayal ettikleri projeleri hayata geçirmeleri için imkân sunduklarını ifade etti.
Zirve, 63 ilden 1200 katılımcıyla genç bilişimcileri buluşturdu.
Ancak saldırı gibi kritik bir günde Bakan’ın gündeminin dijital eğitim ve muhalefet eleştirileri olması, eğitim camiasında “öncelikler” tartışması yarattı.
Güvenli Okul Çağrısı
Siverek’teki menfur saldırı, okullardaki güvenlik önlemlerinin yetersizliğini bir kez daha gündeme getirdi. Yetkililer, saldırganın önceden tehdit paylaşımları yaptığını belirtirken, silah temini ve ruhsat denetimleri de soruşturmanın odak noktaları arasında. Eğitim sendikaları, “Eğitim emekçileri ve öğrencilerimizi hedef alan saldırılar artıyor” diyerek caydırıcı cezalar ve kalıcı güvenlik tedbirleri istiyor.
Şu an yaralıların tedavisi devam ediyor, soruşturma derinleştiriliyor. Toplumun tüm kesimleri, olayın aydınlatılmasını ve benzer trajedilerin önlenmesini bekliyor. Eğitim camiası bugün iş bırakarak “Artık yeter” diyor; yarınlar için güvenli okullar talebi her zamankinden daha güçlü.