Eğitim İş Sendikası'nın açtığı dava kapsamında ilgili genelgede yer alan;
Öğretmenlere angarya yükleyen düzenlemelerin,
Uygulama sürecinde elde edilen özel hayata ilişkin bilgilerin ve öğretmen değerlendirmelerinin, FİŞLEME anlamına gelecek e- devlet kapsamında veri tabanına kaydedilmesi uygulamasının,
Öğrenci ev ziyaretlerinde kanaat önderi, din görevlisi, toplum tarafından kabul gören kimseler ile işbirliği yapılmasını öngören, LAİKLİK İLKESİNİN ihlali anlamındaki düzenlemelerin,
ADEY uygulaması kapsamında doldurulacak RİDEF formlarında yer alan, öğrencilere sorulacak Özel Hayatın Gizliliğini İhlal eden bölümlerin,
Çocukların psikolojisini etkileyecek nitelikteki bu soruların psikoloji ve pedagoji eğitimi alan uzman kişiler yerine sınıf rehber öğretmeni tarafından sorulmasını öngören bölümlerin,
Çocuk yaştaki öğrencilere sorulacak sorular kapsamında bulunan ve öğrenci ve ailesinin psikolojisine olumsuz etki edecek nitelik taşıyan bölümlerin,
Uygulamanın temel amacının, devamsızlık sorunu olan öğrencilerin bu sorunlarına çözüm getirilmesi olarak ifade edilmesine karşın -yukarıda ifade edilen hukuka aykırılıklarda göz önünde bulundurularak-, uygulamanın devamsızlık sorunu olan olmayan her öğrenciye uygulanacak olmasını öngören düzenlemenin tamamının
yürütmesinin durdurulmasını ve dosya tekemmül ettiğinde iptalini talep etmişti. Dosyayı görüşen Danıştay 8. Dairesi yürütmeyi durdurma istemimizi reddedince olumsuz yargı kararının kaldırılması için Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kuruluna başvurulmuştu.
Ve Danıştay: "Öğrencileri ve ailelerini fişleyemezsin" dedi
Genel Kurul 2012/617 YD İtiraz nolu dosya kapsamında Eğitim İş'in itirazı görüşerek, Danıştay 8. Dairesinin olumsuz kararını kaldırmış ve dava konusu düzenlemelerin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir. Genel Kurul gerekçeli kararında, Anayasa güvence altında bulunan özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı ile kişilerin kendileriyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme haklarına aykırı olduğunun; Türkiyenin tarafı olduğu Çocuk Haklarına Dair Milletlerarası Sözleşmeye aykırı olduğunun altını çizmiştir. Yine Genel Kurul özetle, düzenlemenin uygulamanın sınırlarını belirleyen çerçeve düzenlemeye dayanmıyor olmasını; uygulamanın pediatri uzmanı, psikolog gibi uzman kişiler eliyle yürütülmüyor olmasını; amacın devam sorunu yaşayan öğrencilerin bu sorununu aşmak olarak izah edilmesi rağmen bu sorunu yaşamayan diğer öğrencilerin de sisteme dahil edilmesini eleştiri konusu yapmıştır.
Kararla birlikte, milyonlarca öğrenci ile bu öğrencilerin ailelerinin psikolojisini bozan; özel hayatın gizliliğini ihlal ederek eğitim kurumları üzerinden yurttaşlarımızı fişleme hedefi güden; haksız ve hukuka aykırı olarak yüz binlerce eğitim çalışanının omuzlarına angarya yükleyen ADEY uygulaması bu aşamada hukuken ve fiilen uygulanamaz hale gelmiştir.