Kadriye DEMİREL Tatil Ödevimiz, Sorumluluk
Tatil Ödevimiz, Sorumluluk
Kadriye DEMİREL

Tatil Ödevimiz, Sorumluluk

Ve yaz tatili geldi.  Eyvah, çocuklar sıkılacak!  Bütün aileleri telaş sardı. Kursa mı gitse, acaba ne kursuna göndersek? Hangi kitapları alsak, okur mu acaba?  Tatil ödevleri yok mu? Daha birçok soru ve cevapları… Çocuklar için birçok uğraş bulabilirsiniz ama mutlu olmayacaklar. Kısa bir süre içinde onun için hazırladığınız tatil planlarından, mutlu olsun diye aldığınız oyuncaklardan hemen sıkılacak. Oflar, puflar başlayacak.

Çünkü kolay elde edebilen, memnun olmadıkça yeni alternatifler sunulan, doyumsuz bir nesil yetiştirildi. Ve artık   doyurmakta zorlanıyorsunuz.  Bırakın onları, başlarının çaresine bakmayı öğrensinler.  Hayatı tanısınlar. Hayatın sıkılmaya fırsat vermediğini yaşayarak öğrensinler.        

O halde sorumluluk yükleyin onlara. Kendi çocukluğunuzdaki yaşantıyı yaşama fırsatı verin mesela…Evde görevleri olsun. Yükünüzü paylaşırken, becerileri de gelişsin. “Ne zormuş” desin. Empati geliştirsin. Sizi anlasın, hiçbir şeyin kolay olmadığını öğrensin. Siz konuşmadan, hatırlatmadan, “Seni anlıyorum. Hayat zor, hayat bir mücadele...Ve sen beni bu mücadeleye hazırlıyorsun.” desin.  Öğrensin prens ya da prenses olmadığını, bir masal ülkesinde de yaşamadığını… Yaşadığı gerçek dünyanın mücadele istediğini, mücadelenin de beceri gerektirdiğini, sorumluluk   gerektirdiğini öğrensin.

Oysa öyle mi, ne mümkün   izin vermek…Ayakkabısını bağlayamayan, tuvalette düğmesini açamadığı için, pantolonun kaçıran, öğle araları anneleri tarafından kaşıkla beslenen, elma soyamayan ve daha birçok becerilerden yoksun olan çocuklar. Ev ödevini yapmadığında “Annem yaptırmadı. Ya da evde okul eşyasını unuttuğunda, “Annem çantama koymamış.” Mazeretinin arkasına sığınan sorumluluk duygusundan mahrum çocuklar…

Hatasını sorun etmeyip, küçücük bir suçluluk duygusu taşımayan, umursamaz çocuklar…

Evet, anne – babalar, yeni nesil sizin eseriniz!

Bırakın bu yaz farklı bir yaz tatilleri olsun. Bırakın kendi işlerini kendi yapsın. Evin temizliğinin ve düzenin sağlanmasında ona da görev verin.  Süpürsün, silsin, dağınıklığı toplasın, çamaşır assın, katlasın, toz alsın mesela. Mutfakta görev verin; yumurta kırsın, pişirsin, size kek yapsın, masaya tabakları yerleştirsin, çöpü atsın, ekmek alsın, bir saksıda bitkisi olsun, onun canlı kalması için bakımını üstlensin ve yapılabilecek birçok yaşa uygun görevler verin. Önceleri zorlanır belki… Ona güvenin, birkaç denemeden sonra başaracaktır. Başardıkça daha zorunu denemek isteyecektir. Yeter ki izin verin ona… Sorumluluk verin, el ve vücut becerileri gelişsin, motorsal yetenekleri artsın, özgüvenleri oluşsun. Hata yapsınlar, öz eleştiri yapıp çözümler üretsinler. Başarı için plan ve disiplinin önemini kavrasın, özdenetimleri oluşsun.

Alın ellerinden tabletleri, ancak almak yetmez, tabletin yerini dolduracak uğraşlar sunun ona. Beraber    kitap okuyun, yürüyüş yapın, onunla sohbet edin.   Resim kâğıdı verin, resim yapsın düzenli olarak. Legolar verin tasarımlar yapsın. Kendi buluşları olsun, sonra yaptığı tasarımın ne olduğunu, hangi amaçla yaptığını, nasıl çalıştığını anlatsın ve siz de önemseyerek dinleyin.  Sadece bir tane fiziksel etkinlik imkânı sunun ona. Mümkünse takım oyunu formatında olsun. Takımla uyum içinde hareket etme bilinci kazansın.  Müzik dinlemeyi de ihmal etmesin ayrıca.  Müziğe karşı özel bir yeteneği varsa, geliştirmesi için uzman kişilerden yardım da alın elbet. Somut malzemeler kullanarak onu sanal dünyadan kurtarın. Eğer tabletsizliğin yarattığı boşluğu başka bir etkinlikle doldurmazsanız, onu tablet tutkusundan kurtaramazsınız.  Bunu da unutmayın!         

Yaptığınız, söylediğiniz her şeyde kararlı olun, çocuğunuz sizin kararlılığınızı kabullensin. Siz kararlı değilseniz, istediğiniz davranışların çocuğunuzda yerleşmesini beklemeyin. Bu sadece hayal olur. Düşünceden öteye geçemez, asla hayat bulmaz.

Unutmayalım, çocuklar her şeyi gözlemler sonucunda taklit ederek öğrenirler ve yaşantıya dönüştürürler. Sizi izledi; gördüklerini, dinlediklerini yaşadıklarını taklit etti.  Taklit ederek konuşmayı öğrendi, yürümeyi öğrendi, yemek yemeyi öğrendi, gülmeyi öğrendi, sevgiyle sarılmayı öğrendi, kavga etmeyi öğrendi, istediği olmadığında şiddete başvurmayı öğrendi. O halde bu yaz doğru model olmayı da ihmal etmeyelim.

KADRİYE DEMİREL
Eğitimci

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yeni yönetmelikle öğretmenlerin nöbet görevleri nasıl olacak?
Yeni yönetmelikle öğretmenlerin nöbet görevleri nasıl olacak?
MEB Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik
MEB Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik