Tayfun ÇAVUŞOĞLU 'Kurtlukta yere düşeni yemek kanundur' sözü boşuna söylenmemiş
'Kurtlukta yere düşeni yemek kanundur' sözü boşuna söylenmemiş
Tayfun ÇAVUŞOĞLU

'Kurtlukta yere düşeni yemek kanundur' sözü boşuna söylenmemiş

“Kurtlar açlık dönemlerinde hiç av yapamadıkları
zaman hepsi bir araya toplanır ve kendi
etraflarında çember oluşturup dönmeye başlarlar.
Bu dönüş ve koşu sırasında ilk yorulup yere
düşen kurt, diğer aç kurtların avı olur.
Çünkü; kurtlukta yere düşeni yemek kanundur…”


Eğitim sektöründe kurtların dansı nasıl oluyor, nasıl oldu?

Anlatalım…
Dershaneler kapatılınca yapılan düzenlemelerle özel öğretim kursuna dönüştü. Uygulamadaki son haliyle; özel öğretim kursları 9-10-11-12’nci sınıflara (lise öğrencileri) tek ders üzerinden üniversiteye hazırlık takviye dersi veriyordu. KPSS kursları, yabancı dil kursları gibi kurumlar ise “üniversite sınavına hazırlık derslerinin dışında kalan” alanlardaki kişisel gelişim kursları olarak tasniflenmişti.

Bunu kategorize edersek;

Yasal düzenlemeler ışığında TEOG (veya LGS diyelim) sınavına hazırlanacak ortaokul öğrencilerinin kendi okul takviye kursları dışında “yasal zeminde” hiçbir başka seçeneği yoktu.

Lise öğrencileri üniversiteye kendi okullarındaki kurslara ilave olarak sadece özel öğretim kurslarında, mezun öğrenciler ise özel öğretim kursu ya da temel liselerde hazırlanabiliyordu. Dikkat ederseniz, işin içine “sınava hazırlık” kelimesi girince ortada sadece okul takviye kursları ile özel öğretim kursu ve temel liseler bulunuyordu.

Daha doğrusu yasalar etkin uygulansaydı, bu paragraftaki anlatım gerçekleşmiş olacaktı…

***

MEB’in denetimleri yap(a)maması, küçük bürokrasinin ayak diremesi, denetim yapıyormuş gibi görünüp “tavşana kaç-tazıya tut” oynaması meydanın boş kalmasına yol açtı. Ortaokul öğrencileri, lise öğrencileri, mezunlar; her yaş grubundan öğrenci, isteyen istediği kursa gitti. Yasal düzenlemeyle kurulan sistem de çuvalladı tabii. Adaletsizlik tavan yaptı. Okullarda tanıtım yapmalarına(!) bile izin verilenler mi ararsınız, görev yaptığı okuldan anonim şirket halinde kurucusu ve yöneticisi olduğu kursa öğrenci taşıyanlar mı? Kimi kurslar çok öğrenci kaydediyor, kimileri güç-bela ayakta kalabiliyordu. Bu arada kepçeyle para kazananlar kurdukları bu düzene kesilen (3 maaş, 5 maaş gibi komik sayılabilecek) para cezalarını seve seve ödediler. Ne ağladılar ne sızladılar. Soluğu medyada alan, bağırıp-çağıran, eylem yapan filan olmadı. Niye olsundu ki! Çünkü kazanılan para, cezalardan kat be kat fazlaydı.

İşte kurtların dansı bu noktada başladı…

***

Derken… 2023 vizyon belgesi ortaya çıktı. Özel kurslarla ilgili temel görüş, “Sınav baskısı ortadan kalkacak, dolayısıyla kurslara ihtiyaç kalmayacak” fikri üzerine kuruluydu… Bu ifade, kademeli ama hızlı bir geçişle kursların kapatılacağı kanaati oluşturdu.

Kurtların dansı adım adım hızlandı…

Temel liselerin 2019 haziranında kapanacağı 4 yıl öncesinden belliydi. Bakan Ziya Selçuk’un vizyon belgesini açıklamasının ardından zamanları da daralmakta olduğundan, MEB’e sık sık raporlar götürdüler. Temel liseler kapatılmasın, hatta mezunlara ilave olarak diğer okul öğrencilerine de kurs verme hakkı tanınsın istiyorlardı.

Kurtların dansında tempo giderek yükseliyor, ilk kimin düşeceği merakla bekleniyordu.

***

Ve aniden davullar durdu… Medyadan “Flaş Haber” anonsları duyuldu..

Bakanlık temel liselerin kanunda öngörüldüğü tarihte kapanacağını, süre uzatımının söz konusu olmadığını açıkladı. Aynı açıklamada özel öğretim kurslarının yasal düzenlemelerin ardından kapatılacağı bilgisine de yer verildi.

Kurtların dansında yere ilk düşenler, özel öğretim kursları ve temel liseler olmuştu.

Ve kural da çok açıktı…

“Kurtlukta yere düşeni yemek kanundur.”

***

Peki çocuklar üzerindeki sınav baskısı kalktı mı? Hayır!
Sınavın türü-tarzı değişti mi? Hayır!
Öğrencilerin-velilerin takviye kurs talebi sona erdi mi? Hayır!
Peki Türkiye’de sınıf atlamak için, eğitimden daha kestirme başka bir yol bulundu mu? Ona da hayır!

Hal böyleyken…
İlk mirasçı olarak ortaya çıkan TÖDER’den gelen öneriyi hatırlayalım. Özel okulların kendi öğrencileri dışında da kurs verebilmesini istediklerini ve bu önerilerini bakanlığa da ilettiklerini belirten TÖDER Başkanı “Özel öğretim kurslarının kapatılmasından olumsuz etkilenecek 1 milyon 400 bin mezun öğrenci var. Bunlar lise çağını geride bırakmış durumda. Özellikle bu öğrencilerin ek kurs alma hakkı korunmalı. Her ne kadar bu öğrenciler için halk eğitim merkezleri öneriliyor ise de farklı seçenekler sunulması daha doğru olacak” açıklamasını yaparak, bu iş için özel okulları işaret etmişti…

Mirasa talip olanlara dün yenisi eklendi…

Şu an yaşanan ortamın özel öğretim kursları ve temel liselerin kapanmasının ardından da aynı koşullarda devam edeceğinden çok emin olduğu anlaşılan bir kişisel gelişim kursu sahibi de dün basına açıklama yaparak “Milli Eğitim Bakanlığımızın kararını çok doğru buluyoruz. Biz bugün kurslardan ekmeğimizi kazanıyoruz fakat ülkenin geleceği olan çocuklarımız her şeyden daha önemli. ‘Biz para kazanmaya devam edelim’ düşüncesi ile, ‘Kurslar devam etsin’ demek, başta biz eğitimcilere yakışmaz” deyivermez mi?

Miras mı demeli, ganimet mi? Paylaşılamıyor…

Eee!.. Ne demişler: “Kurtlukta yere düşeni yemek kanundur.”

2019-2020 KİŞİSEL GELİŞİM KURSLARI YILI OLACAK

Bence bugünden ileriye bakarken… Şu sorunun cevabını açık yüreklilikle aramalıyız: “Özel öğretim kursu girişimcileri, uzaya mı ışınlanacak? Ortadan kayıp mı olacak?”

Cevap tabii ki hayır! Kimi istisnaları olsa da, tümüne yakını kurumunu kişisel gelişim kursuna dönüştürmek için hazırlığa başladı bile… Bu hazırlıklar, özel öğretim kurslarını bugünkü sona getiren haklı-haksız rekabetin önümüzdeki yılda da kıyasıya süreceğinin göstergesi. Bir anlamda eski zaman dershanelerinin zamane adı, kişisel gelişim kursu olacak…

Bakanlık bu konuda ne der? Ne tür uygulamalar öngörür? Engeller mi, teşvik mi eder? Denetler mi, tümünü kapatma gerekçesi çıktı diye sevinir mi? Şu an hiçbiri bilinmiyor… Bu nedenle Bakan Ziya Selçuk’un yapacağı açıklamalar bekleniyor. Çünkü MEB’in denetlemeleri etkin yapıp, sistemi mümkün olan en doğru şekilde çalıştırmaya gayret göstermek, liyakat esaslı bürokratik yapılanmayı etkin kılmak yerine… Kurum kapatıp, sütten çıkmış ak kaşık olmayı sevdiğini net bir şekilde gördük.

Ve sırf bu nedenle…

Kurtların dansının ayakta sadece tek kurt kalana kadar devam etmesi çok kuvvetle muhtemel!

Tayfun ÇAVUŞOĞLU

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Konteynerlı eğitim geçici olmaktan çoktan çıktı. Tüm çocuklar mağdur
Konteynerlı eğitim geçici olmaktan çoktan çıktı. Tüm çocuklar mağdur
Öğretmenlerin velilerden 15 isteği var
Öğretmenlerin velilerden 15 isteği var