Konuk Yazar Dost Akla Düşendir, Dost Yüreğe Düşendir
Dost Akla Düşendir, Dost Yüreğe Düşendir
Konuk Yazar

Dost Akla Düşendir, Dost Yüreğe Düşendir

Bir telefon sesiyle uyanıyorsunuz. Hattın ucunda beş altı yıldır görüşmediğiniz bir vatandaş. Görüp görüşmediğiniz bir vatandaş…

Hani bir toplantıda denk gelirsiniz görmez sizi, fark etmez. Sonra kaza geçirirsiniz, hasta olursunuz herkesin her şeyini duyar, sosyal medyadan görür. Ama vatandaş arayıp bir geçmiş olsun, bir hayırlı olsun, bir tebrik ederim demez. Tanır ama tanımaz.

Şimdi hayırdır ama neden arıyor?

“Canım, tatlım nerelerdesin çok özledim seni, görüşemiyoruz ama şöyle bir buluşsak…”

Kulaklarıma inanamamış vaziyette beklemekteyim arkasını. Nitekim de tam da beklediğim gibi oluyor: Ya çocuğun IB tezi vardı, kontrol edilecek ya filanca senin arkadaşınmış şu işi hallediver, ya da şu işim var ama ancak şu saatler de müsaitim o zaman hallediver… Hadi ordan bir iki yıl öncesine kadar olsa yüzüm tutmaz gece sabahlar, ne yapar ne eder mutlaka bir çözüm bulurdum. Artık yok sıkıldım insanların bencilliğinden, nankörlüğünden… Ben hastalığımda, sağlığımda`; iyi günümde kötü günümde yanımda olanı dost bilirim. Uykusuz kalır, cebimdeki son parayı verir, uğruna her şeyi yaparım arkadaş bildiğimin. Yanlışını dobra dobra yüzüne söylerim ama el içinde değil. Güzel yaptığını, başarılarını herkesin içinde överim çünkü dostumdur benim. Onun başarısı benim başarımdır. Maddiyat çıkar hiçbir şey beklemem. Maddi, manevi yüreğim yettikçe gücüm el verdikçe yanında olurum. Ha az mı böyle insan? Varsın az olsun. Değmeyecek insanlar uğruna yorulmayı, kafa patlatmayı bıraktım; kendimi harcamayı da…

Olmadık yerde zor durumda kalmayı da…

Ha bir de yıllarca her istediklerini yaptıkların var ama halk tabiriyle o yıllar boyunca “bir yaralı parmağa işlememiş olanlar.” Onlar da yine bir gün arar dıdısının dıdısının bilmem neyi varmış onla ilgilenebilir miymişim? O an aile durumunuz, işleriniz, çocuklarınız umrunda değil tek sorunu karşılaştığımızda selam dahi vermeyen “dıdının işi” dir. Maalesef şu şu gerekçelerle yardımcı olamam, şu an değil dediğiniz anda on sekiz yirmi yıllık arkadaşlık silinir. Zaten yokmuş siz köle, karşı taraf efendi modunda olduğu için bugüne taşınmış. Halk tabiriyle “Salla gitsin…”

Vaktiniz olmayabilir, iş yoğunluğunuz olabilir, ailevi sıkıntılar, iş yeri problemleri…

Eyvallah kabulüm. Ama dost akla düşendir, yüreğe düşendir. Bir gün hatırlamaz mı? Ben özlerim dost dediklerimi. Sesini duymayınca mutsuz olduğum insanlar vardır.

Ruhum daraldığında dost bildiklerim sesini duymak, bir kahvesini içmek veya onu bir yemeğe çıkarmak bile bana iyi gelir. Ha bunu yadırgayan mı var? Onu da çıkar gitsin hayatından. Dost dostun gönül aynasıdır`; gönül aynası kararan sevgiyi, iyiyi, güzeli göremez.

Karanlık ruhlarda kaybolmayın aydınlıklara çıkın! Yarasalarla değil uğurböcekleriyle olun.

SEVİN,

KUCAKLAŞIN,

İNSANLAŞIN,

DOSTLAŞIN YOKSA UZAK DURUN!

BEN BÖYLE DAHA İYİYİM.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2019 İl Dışı Yer Değiştirme Sonuçları Açıklandı
2019 İl Dışı Yer Değiştirme Sonuçları Açıklandı
Aynı öğretmene, aynı gün, aynı saatlerde üç tane seminer görevi
Aynı öğretmene, aynı gün, aynı saatlerde üç tane seminer görevi