Maksut BALMUK TEOG Sonrası Sisteme Geçerken…
TEOG Sonrası Sisteme Geçerken…
Maksut BALMUK

TEOG Sonrası Sisteme Geçerken…

Bu fotoğraf nedir biliyor musunuz?

Dershaneleri kapattığımızın resmi... (Dershane sistemine sonuna kadar karşı olan eğitim-öğretimin okulda verilmesi gerektiğine inanan ve savunan biri olarak söylüyorum.) Evet dershaneleri kapattık sonra ne yaptık temel lise diyerek. (eğitimi katledercesine azkalsın "Akademik Lise" diyecektik bunlara.) Dershaneyi kapattık da ne oldu? Merdiven altı ne olacak? Temel liselerin işlevi nedir sizce? Peki dershanelerin binalarında ne var? Ben söyleyeyim Temel Liseler var. Neredeyse en başarılı öğrencilerimizin bile başarılı okullarımızdan kaçtığı (en azından son sınıfta) liseler bunlar. 

Bu fotoğraf da o liselerden bir tanesinin bahçesi diyeceğim ama burası bir yakınımın evinin sokağı. Gördükleriniz de teneffüse çıkmış öğrenciler.
İşte bu sistem ile övünüyoruz maalesef. Spor yok, sanat yok, kütüphane yok, laboratuvar yok... 

Hadi bunlara lise dedik peki dershane bitti mi? Çocukları için veliler para ödemekten tabir yerinde ise ineklerini satmaktan kurtuldular mı? 
Yeminle söylüyorum ben olsam bir çok ilde ihtiyaç olmadığı halde FETÖ okullarını imam hatip yapmazdım, başka okul da yapmazdım, o hainlerin binasını devletin okulu da yapmazdım verirdim bu apartmandan bozma liselere... En azından çocuklarımız, gençlerimiz bahçesi, spor alanı olan her tür donatıya sahip binalarda okurlardı.
İşte eğitim adına yaptığımız bu yanlışı bile bir kez daha düşünmemiz gerek...

Ne oldu dershane kapanınca haftasonu da çocuklarımızı bedava kurslara almaya başladık devlet eliyle ve bilmem kaç milyon çocuğumuzu okuttuk ve bundan övündük. Bunun Türkçesi nedir biliyor musunuz? Ben haftanın 5 günü öğretemiyorum haftasonu da çağırıp öğreteceğimdir. Bu aslında övünülmesi değil dövünülmesi gereken bir şey.

O devrim diye tanıtılan TEOG'u kaldırdınız neOG gelecek belli değil? Sadece ve sadece çocuklarımızı, gençlerimizi düşünün. Onları hayattan, oyundan koparacak sosyalleşmelerine ket vuracak adımlardan kaçının. Hatta onları eğitimden, devletten küstürecek adımlardan da kaçının. Aman aman yıllardır yaptığınız gibi imam hatip, meslek lisesi gibi dayatmadan da kaçının.

Siz diyordunuz yıllarca "en iyi okul evine en yakın okuldur" diye ve siz TEOG ile her okulu sınavlı yaptınız ne mahalle mektebi kaldı ne de mahalle mektebinde mahalleli. 0,5 puan için evinin yanındaki okula gidemeyip kilometrelerce savrulan gençler oldu, servis maliyeti, uykusuzluk vs... cabası.
Ve siz diyordunuz "meslek liselerine cebrederek değil cezbederek" öğrenci alacağız diye. Bu laflarınızı unutmayın.

Ama en iyi okul evine en yakın okuldur diyecekseniz de evine yakın alternatifi de yaratmak zorundasınız. Evine yakın olan Meslek Lisesi, İmam Hatip diyemezsiniz. Daha zaman var bölgedeki ihtiyacı veliye, öğrenciye sorarak tespit eder ona göre planlama yaparsınız. Veli de haklı evime yakın okulda imkan yok, öğretmen yok, güvenlik yok, temizlik yok... veririm .... TL taşınırım ya da kağıt üstünde taşırım evimi diyebilir. Haklı değil mi sizce? Siz çocuğunuzu bir okula kayıt ettirirken nelere bakıyorsunuz? Siz kaç kişi için aracı oldunuz evine en yakın okulda okumak istemeyen eşiniz, dostunuz, yakınınız için? İşte vatandaşa gönül rahatlığı ile gönderebileceği kurumları yaratalım. Kurumları eşitleyelim (aman kötüde eşitlemeleyim ha…) Artısını eksisini belirleyelim ve sorunu çözelim. Bugün başlasak yeni bina bile biter yaza kadar.
Sayısı binleri bulan ilçe müdürü, müfettiş, bakanlık(eski) bürokratı oturarak maaş alıyor desek yeri (bu onların suçu değil) yollayın her yere incelesinler, araştırsınlar, konuşsunlar, tartışsınlar ve okulların, bölgelerin tomografisini çeksinler teşhis koysunlar, tedavi için öneri sunsunlar... 

Yaptığınız işin ayağı lütfen yere bassın. Bu çocuklar bizim ve bizim geleceğimiz onlar. Onları iyi bir birey, iyi bir vatandaş yapmak elimizde. Onlara metazoru ile dayatma yapmayın. 

Hani yıllardır etik diyoruz ya, ahlak diyoruz ya, verimlilik, tasarruf diyoruz ya... önce siz uygulayın isterseniz. TEOG'un ilk uygulandığı yılı hatırlayın. Vatandaş gayrimülsim biz onun çocuğunu İmam Hatipe zorla yerleştirdik. Öğrenci meslek lisesi istemiyorum hatta endüstri meslek asla yapamam dedikçe zorla meslek lisesine yerleştirdik ve bu okuldaki bölümlerde kalacaksın dedik. Yani bölüm, meslek seçme özgürlüğünü bile elinden aldık.

560 kontenjan açılan İmam Hatip Lisesine 170 kayıt oldu. 390 açık kaldı. Okul büyük, birbirinden ayrı iki bina var. 50bin nüfuslu mahallede Anadolu Lisesi ihtiyacı var, vatandaş da istiyor, binanın biri İmam Hatip kalsın diğeri Anadolu Lisesi yapılsın denildi bakanlık sağduyu gösterdi ortak aklı seçti ve onayı verdi. Bir bina İmam Hatip kalırken diğeri Anadolu Lisesi onayı çıktı bazı akıllılar, siyasiler hatta ilçe milli eğitim müdürü bile devreye girdi ve diğer bina da İmam Hatip yapıldı üstelik okulun adından da tarihi bir isim Türkiye'nin ilk sanayicilerinden Adnan Menderes ve İsmet İnönü'nü gibi siyasetçilerin devlet adamlarının terzisinin adını yaptırdığı okuldan silerek.
İşte bu akılla yönetmeyelim Milli Eğitimi adı üstünde kimsenin değil hereksin yani milli... Bu akıl ile yönetenlere de izin vermeyelim, el çektirelim ki kimse keyfi davranamasın. 

Aman dikkat bir eğitimci olarak diyorum ki; geceden sabaha dayatma bir anlayışla TEOG yerine gelecek neOG kararı almayalım. 
Bir de sistem aman karışık olmasın. Bir sistem kuruluyor bırakın vatandaşı, veliyi, öğrenciyi... idareci bile anlamıyor...

Yeni sisteme gelecek çocuklar bizim ve bu çocuklar bizim geleceğimiz...
Saygılarımla...

Maksut BALMUK

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
24 Kasım'da Öğretmene Okumayı Öğretme Hediyesi: Boyun Kemiğini Kırdılar
24 Kasım'da Öğretmene Okumayı Öğretme Hediyesi: Boyun Kemiğini Kırdılar
Anlanamayan Öğretmenler Günü
Anlanamayan Öğretmenler Günü