| | ||||
| Anasayfa | Güncel | Atama | Özlük | SBS | YGS-LYS | KPSS | Okul | MEB | Öğretmen | Sendika | Arama | Galeri | Video | Anket | Facebook | Twitter | ||||
KPSS mağduru öğretmenlerden Başbakan'a mektuplar -I-
Sosyal paylaşım sitelerinde sayıları onbinleri geçen gruplarda buluşan öğretmenler KPSS mağduriyetlerinin giderilmesi ve ek öğretmen alımı yapılması için biraraya geliyorlar. Biz de seslerini duyurmak adına Başbakan'a yazdıkları mektupları yayınlayacağız. Sayın Başbakanım;
Sözlüklerde mağduriyet kelimesinin karşısında artık şu kelime yazıyor: ÖĞRETMEN.Neden mi? İşte sebebi: 2010 KPSS sınavında meydana gelen kopya olayı, soruşturmanın halen sonuçlandırılamaması,ilk sınavda atanacak puanı alıp ikinci sınavda puanımı/netimi yükseltmeme rağmen sıralamanın değişmesiyle atanamamam ve AKP kurucu üyesi Nimet Çubukçu'nun yaptığı son açıklamaYılın ortasında öğretmen almak eğitim-öğretimi aksatıyormuş.Ben ders ücretli olarak 2 okulda görev yaptım ve dersler öğretmen olmadığı için boş geçiyordu.Ama sayın Bakanım Nimet Çubukçuya göre öğretmen ataması yapılınca eğitim öğretim aksıyor. Sayın Başbakanım, ben ,ailem ve arkadaşlarım bu mağduriyete sebep olan ve seyirci kalan her kim varsa onlara hakkımızı helal etmiyoruz.Mahşer günü kul hakkıyla karşılarında olacağız. Bu mağduriyeti sona erdirmenin tek bir yolu var.Ek atama yapmak ve ilk sınavda başarılı olup da 2. Sınavda sıkıntı yaşayanların hakkını iade etmek.Biz mağdur öğretmenler olarak en az 30000 atamayı hak ettiğimizi düşünüyoruz.Umarım bu mektubu okursunuz ve sesimize kulak verirsiniz. Size güveniyoruz.Lütfen güvenimizi boşa çıkarmayın.Saygılarımla Sayın Başbakanım, Ben 2009 yılında mezun olmuş, ailemin maddi ve manevi desteğiyle bir buçuk yıl KPS Sınavına kurslara giderek hazırlanmış fakat atanamamış bir ingilizce öğretmeniyim. Annemin çok büyük hayalleri vardı benim için. Okulunu bitirip kızı beyaz önlüğüyle ders anlatacaktı milletimizin çocuklarına. İşte ben annemi hayal kırıklığına uğratmış olmanın utancı içindeyim. 3 çocuğun ortancası olan ben bir mesleği olmasına rağmen çeşitli engellere takılıp mesleğini yapamıyorum. Bu, tek başına çocuklarını büyüten ve okutan bir annenin dramı olabilirdi filmlerde. Ama aslında gerçeğin ta kendisi. Ne yazıktır ki ülkemizde istihdam sorunu yıllarla birlikte artıyor. Nüfusun artması fakat iş olanaklarının bunu karşılayamaması çok büyük bir dezavantaj. Yine de elimizden geldiğince bu zorlukların içinde direnmeye çalışan öğretmenlerimiz bunun da üstesinden gelecektir. Nasıl ki öğrencisiz okul olmazsa, öğretmensiz de "eğitim" olmaz; olamaz. Bizler, 2010 KPS Sınavında mağdur olduk. Olağanüstü bir şey gerçekleşti ve bu yıl bir skandal yaşandı. 300 e yakın kişi tüm testleri yanlışsız yapmış, binlercesi de 1-2 yanlışla tamamlamıştı. Türkiye tarihinde böyle büyük çapta bir sözde kopya olayı gerçekleşmemişti. Soruların sızdırıldığı doğrulandı, yüzlerce kişi soruşturmaya alındı. Sınav iptal edildi. Eylül ayında iptal edilen sınavın tekrarı Ekim ayındaydı. Çöpe atmak üzere raflara kaldırdığımız kpss kitaplarıyla yeniden samimi olmak durumunda kalmıştık. Anlatılmaz bir 1 aydı. Kimimiz netimizi artırdık aynı puanı aldık; kimimizin neti sabit kaldı fakat puanı düştü. İşte bu sinirlerin yerinden oynamasına yetti. Bir çok kişi atanacağını düşünerek çalıştığı özel okuldan istifa etti; bir çoğumuz da kesin gözüyle baktığı için nişanlandı evlendi. Ben de nişanlananlar arasındayım. Şimdi çevremdekiler soruyor ne zaman evlilik diye, bense "atanmam gerekiyor öncelikle" diyorum. İçinde bulunduğumuz psikolojinin tarifi imkansız. Sınav iptalinden sonra 3 arkadaşımız, öncesinde 18 toplam 21 arkadaşımız kpss yüzünden canlarına kıymıştır. Allah'ım bu nasıl ruh halidir ki insan kendi canına kıyabiliyor. Bu mağduriyetimizi anlatmak için çeşitli yollar seçtik mağdur olan diğer öğretmen arkadaşlarımızla. Önce Milli Eğitim Bakanlığına çözülmüş kpss kitaplarımızı yolladık. Pek ilgilerini çekmemiş olacak ki tepkisiz kaldılar. Sonra Ankara'da çeşitli sendikaların desteğiyle bir eylem düzenledik. Fakat tv lerde olması gereken alaka yoktu, yine dikkat çekmedi. Bu sefer daha yaratıcı olalım, öğretmenlerin zekasını ortaya koyalım dedik ve Taksim'de gökyüzüne "30 bin ek alım" isteğimizi simgeleyen kırmızı beyaz balonlar uçurduk. Sevinmiştik, biraz da olsa duymuştu birileri bizi. Bunları yaparken tabi ki her gün yüzlerce arkadaşımız AKİM ve BİMERi aradı, buralara mailler attı, yetkili mercilere faxlar çekti. Artık duyarsız kalmazlar diyorduk, bu kadar insan çabalıyor; hakkını istiyordu. Dün MEB'ndan bir açıklama geldi : şubat ayında ek alım olmayacaktır, kanun gereğince yılda bir kez ağustos ayında atamalar yapılacaktır. İşte bu açıklama biz öğretmenleri ve ailelerimizi derinden üzmüştür. Biz sadece emeğimizin karşılığını istiyorduk, ve bunun olacağına inanmıştık. Adaleti sağlamada yükümlü kurumlarımız kopyacıları bulacak ve onları yaptıklarına pişman edecek bir ceza verecekti, bulamadı; ceza veremedi... Madem ki kopyacılar bulunamıyor o halde niçin sınav iptal oldu da bu insanların hakları gasp edildi diye soruyor insan kendi kendine. Milli Eğitim Bakanlığı' nın gerekçesi çok yerindedir. Eğitim öğretim hiç bir şekilde öğretmen atamaları yüzünden aksamamalıdır. Fakat ağustosta yapılması planlanan kadrolu atamalar kasım ayına sarkmıştır ve sözleşmeli atama da aralık ayında yapılmıştır. Bu atamalar kopya skandalı yüzünden eğitim öğretim başladıktan sonra yapılmıştır. Yani demek istediğim zaten bu yıl olağan dışı bir olay yaşandığından istisnalar olmuştur. Ayrıca, yıl ortasında eş durumu tayinleri yapılıyor öğrenciler öğretmen değiştirmek durumunda bırakılıyor, yani demek istediğim zaten bir aksama söz konusu oluyor her yıl. Milli Eğitim Bakanlığımızın açıklaması yaptıklarıyla çelişmektedir. Personel Genel Müdürü Necmettin Yalçın kendisi bizzat söylemiştir bir ek alım bakanımızın inisiyatifindedir diye. Yani bu mağduriyeti istese Nimet Çubukçu az da olsa ortadan kaldırabilir. En azından bir MEB bakanı olarak öğretmenlerinin yanında olduğunu bir kez olsun gösterebilir. Kopya skandalından doğan mağduriyetimizin giderilmesi için 30.000 ek alım talebimizi her gün, her dakika dile getirmeye devam edeceğiz sayın başbakanım. Sizin de bizim taleplerimizi bakanımız Nimet Çubukçu gibi görmezden geleceğinizi aklımıza dahi getirmek istemiyoruz. Sizden o müjdeli haberi, "30 bin ek alımı" , en kısa zamanda duymak istiyoruz. Dinimizin, kültürümüzün, adetlerimizin öğretmenlere verdiği değerin aynısı sizin de bizlere verdiğinizi biliyoruz. Umarız bu talebimizi değerlendirip bizim ve ailelerimizin mağduriyetini giderirsiniz. Teşekkür ederim Ben bu ülkeye hizmet için 20 yılını vermiş ve hala da hizmet eden bir babayım.İki kız evladına sahibim.Çok şükür büyük kızım çalıştı ,çabaladı atandı ve 7 yıldır öğretmenlik mesleğini sürdürüyor.Ancak küçük kızım gerçekten gecesini gündüzüne katmasına ve yeterli puanı almasına rağmen atanamadı ve çok sevdiği öğretmenlik mesleğine henüz başlayamadı. Kopya olayları nedeniyle sınav iptal oldu ve ikinci sınavda aynı neti yapmasına rağmen puanı düştü.Elinden alınan hakkı için günlerce gözyaşı döktü,isyan etti.Psikolojisi alt üst oldu.Bir baba için evladının gözlerinin önünde eriyip gitmesini izlemek, yaşayabileceği en kötü şey olsa gerek.Eminim evladı mağdur olmuş bir çok anne baba benimle aynı duyguları paylaşıyordur. Maddi ve manevi olarak ailece çok yıprandık.Kızımın ve mağdur olan diğer öğretmen adaylarının ellerinden alınan hakların elbet telafisi vardır diye düşünüyorum.Ben kendi adıma atanamamış tüm öğretmen adaylarını evladım olarak görüyorum ve artık çektikleri sıkıntılara bir son verilmeli diye düşünüyorum. Eminim siz de öyle görüyorsunuz.30 bin ek öğretmen atamasının yapılması ile sıkıntıların en azından bir kısmı dinecektir diye düşünüyorum.Evlatlarımın hak ettiklerini almaları için elinizden geleni yapacağınızdan şüphem yok.Sevgi ve saygılarımı sunar,hepimizin yolunun açık olmasını temenni ederim.. Bu haber 3295 defa okunmuştur.
Bu habere toplam 7 yorum yazılmıştır. Bu sitede yayınlanan yorumların sorumluluğu, yorumu yazana aittir. NURHAN AÇIK
[ 31 Mart 2011, 00:17 ]
sayın başbakanın neden bizi görmüyosunuz?7 yıldır atanmayı bekliyorum.ücreli çalıştım ögretmenlik yapmak çoçuklarıma kavuşmak istiyorum.nimet hanım mezun tarihine göre atamayapmanızı istiyorum.yüzlerce aday bekliyoruz.sizlerinde çocukları var aynı durum sizin evlatlarınızda olabilir.anne babalarımızın yürekleri yanıyo yüzlerine ben bakamıyorum.benim de çogum var.hani anne sen ögretmensin okulun nerde diye soruyo siz cevap verin bizi duymassanız bizde sizi duymacaz.nimet hanım biz bayanların neler çektigini bilmiyor.boşuna yazıyoruz ama kendimizi rahatlatıyoruz
U.A.
[ 05 Mart 2011, 14:44 ]
Merak etmeyin sizler, yani bu millet, 2 aya kalmaz hepsini unutur. Bazıları da çıkar meydanlara yok şunu yaptık yok bunu yaptık, der. Hakkını arayana fırçayı kayar. Sonra da %44 oy alıp gelip tepemize çöker.
Sözleşmeli olup da, sözleşmeli öğretmenliği bu ülkeye getiren - hatta son şurada bile hala sözleşmeliyi savunan - hükümetin sendikasına üye olanlar varken, bu böyle böyle gider. eylül
[ 04 Mart 2011, 01:53 ]
yeter artık lütfen duysunlar sesimizi..mağduriyetin giderilmesi için 30 bin atama istiyoruz..
|
EN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
|
|||
|
GUNCELEGITIM.COM - GUNCELEGITIM.NET [© 2006- 2012 Alponline Tasarım] Altyapı:Mydesign İletişim: guncelegitim@gmail.com |
||||