Sendika Başkanları Zorunlu PCR Testi Konusunda Ne Söyledi?


Sendika Başkanları Zorunlu PCR Testi Konusunda Ne Söyledi?

İçişleri Bakanlığı tarafından 81 il valiliğine gönderilen genelgeye göre, aşı olmayanlar için toplu alanlarda PCR testi zorunluluğu getirildi. Aşı yaptırmayan öğretmen ve diğer okul çalışanları haftada iki kez PCR testi vermek zorunda olacak.

Sendika Başkanları Zorunlu PCR Testi Konusunda Ne Söyledi?
Sendika Başkanları Zorunlu PCR Testi Konusunda Ne Söyledi?

Eğitim İş Genel Başkanı Orhan YILDIRIM:

Yıldırım, “Eğitim İş Sendikası eğitim çalışanlarını ezdirmez. Bedeni hakkında tek karar sahibi insanın kendisidir . Doktorlara, polislere uygulanmayan PCR testinin, eğitim çalışanlarına zoraki uygulanmasına karşıyız” değerlendirmesinde bulundu.

İNSANLARIN İKNA EDİLEREK AŞILAMAYA SEVK EDİLMESİ GEREKİYOR

Orhan Yıldırım bulundu. “Dünyada hiç kimsenin zorla aşı olması gibi bir görüşe katılmıyoruz” diyen Yıldırım, “Bu açıdan zorla aşı olma fikri velilerde olumsuzluk yaratabilir. Özel hastanelerde PCR testi ücretli yapılıyor. İlla bu böyle olacak deniyorsa da PCR testi hükümet tarafından ücretsiz yapılmalıdır. Burada bir zorlama var. Bu zorlamanın toplum sağlığı açısından yapıldığını halka anlatabilirler. İnsanların ikna edilerek aşılamaya sevk edilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

 

Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan:

Geylan ise konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada yüz yüze eğitimin başlaması gerektiğini kaydederek, alınması gereken tedbirleri sıraladı. Geylan, PCR testi uygulanması kararının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, "Sağlıkla ilgili hususlarda zorunluluk değil gönüllülük esas alınmalıdır ki, hukuki olan da budur" dedi.

ZORUNLU PCR TESTİ ANLAMSIZDIR!

Öğrencinin ailesinin, kullandığı toplu taşıt aracının şoförünün, otobüste yanında oturduğu yolcunun, akşam oturmaya gelen komşusunun, parkta oynadığı arkadaşının ve arkadaşının ailesinin pcr testi ile covid takibini yapamayacaksınız; ancak öğretmeninden zorunlu test yaptırmasını isteyeceksiniz.

Bu, hem anlamsızdır hem de amaca hizmet eden bir uygulama olmayacaktır.

Dolayısıyla gereksiz tartışmalara neden olacak bu karar yeniden gözden geçirilmelidir.

 

Eğitim Sen Başkanı Nejla Kurul (Basın açıklamasından):

Özellikle son günlerde aşı olmaktan kaçınan eğitim emekçileri için haftada iki defa PCR testinin zorunlu tutulması konusu, kimi çekinceleri ve kaygıları beraberinde getirmiştir. Belirtmek isteriz ki sendikamız, salgın sürecinin başından beri bilim insanlarının ve Türk Tabipleri Birliği’nin salgın yönetimine ve alınması gereken tedbirlere ilişkin raporlarını, çözüm önerilerini ve uyarılarını kendisine referans almaktadır.

Ancak dikkat çekmek istediğimiz bir nokta bulunmaktadır. Siyasi iktidarın ve özellikle de Sağlık Bakanlığı’nın bilimsel verilere dayanmayan, birbiriyle çelişen açıklamaları ve uygulamaları ile salgın yönetiminin şeffaf yürütülmemesi gibi sorunlar ne yazık ki eğitim emekçileri nezdinde de aşı ve yan etkilerine dair çeşitli kaygılara sebep olmaktadır.

Biliyoruz ki insan hakları, temel hak ve özgürlükler aynı zamanda karşılıklı sorumluluklarımızı da içermektedir. Salgın gibi toplum sağlığını tehdit eden bir konuda karşılıklı olarak birbirimizin sağlıklı bir çevrede yaşam hakkını, çalışma hakkını ve eğitim hakkını savunmamız gerekmektedir. Sağlıklı ve güvenli bir şekilde tam zamanlı yüz yüze eğitim için tüm eğitim bileşenlerinin aşı olması, toplumsal bir sorumluluktur. Bu konuda tepeden inme kararlar yerine kaygıları giderecek, bilimi rehber edinen ve konunun özneleriyle birlikte oluşturulacak politikaların oldukça önemli olduğunu belirtmek isteriz.

 

Eğitim Bir Sen Başkanı Ali YALÇIN (Basın açıklamasından):

Salgınla mücadele sürecindeki diğer bütün faktörlerin göz ardı edilerek okulların açılmasının, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının aşılanmasına veya PCR testi zorunluluğuna indirgenmesi şeklindeki hatalı ön yargının kabulü mümkün değildir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün, toplumda vaka sayıları artıyor olsa dahi fiziksel mesafe, maske, el hijyeni ve havalandırma gibi önlemlerin yaş dönemlerine uygun bir şekilde uygulanmasıyla okulların açık kalmasının sağlanabileceği yönündeki tespiti ortadadır. Buna rağmen haftada iki defa PCR testi zorunluluğu getirmek gibi fiilen yürütülmesi neredeyse imkânsız, psikolojik baskı boyutuna varacak, aşılanmayı bireysel bir tercih olmaktan çıkarıp zorunlu bir tercih hâline getirecek her türden zorlamanın, okulların açık tutulması amacına hizmet etmekten uzak olduğu bilinmelidir.

AİHM ve Anayasa Mahkemesi’nin ihtiyari olmayan tıbbi bir müdahale olarak zorunlu aşının özel hayata saygı hakkına müdahale teşkil ettiğine dair kararları ortadayken, eğitim çalışanlarının mesleklerini ifasının, kamu hizmetinin yerine getirilmesinin haftada iki defa PCR testi yaptırma şartına bağlanması, dolaylı yoldan aşı zorunluluğu dayatılması ve bu suretle temel insan haklarının ihlali niteliğindedir.

Bu nedenle, hukuki dayanaktan yoksun, hatalı ve yanlış olan eğitim çalışanlarına PCR testi zorunluluğu kararı yeniden ele alınmalı; eğitim kamu hizmetinin yürütülmesini zora koşacak, eğitim çalışanlarının moral, motivasyon ve çalışma azmine zarar verecek, kurum içi çalışma barışını bozacak bu hatadan bir an evvel dönülmelidir.

 

Orhan YILDIRIM Eğitim İş Talip Geylan Türk Eğitim Sen Nejla Kurul Eğitim Sen Ali YALÇIN Eğitim Bir Sen
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
MEB kaynak kitap konusunda okulları uyardı
MEB kaynak kitap konusunda okulları uyardı
Bakan Özer'den ders süresi ve kalabalık sınıf açıklaması
Bakan Özer'den ders süresi ve kalabalık sınıf açıklaması