Sınav, sınav, sınav… Daha nereye kadar?


Sınav, sınav, sınav… Daha nereye kadar?

Sınav ve diploma odaklı eğitimden vazgeçmek için daha uygun bir zaman olamazdı. Pandemi dönemi, eğitime çekidüzen vermek için en uygun dönemlerden biriydi.

Sınav, sınav, sınav… Daha nereye kadar?
Sınav, sınav, sınav… Daha nereye kadar?

Peki, biz ne yapıyoruz?

 

Yüz yüze verdiğimiz sınav ve diploma odaklı eğitimi uzaktan eğitimle de devam ettirmeye çalışıyoruz!

Verimlilik söz konusu mu? Kesinlikle hayır!

Boşuna kürek çekiyoruz ve eğitim yapıyormuş gibi günü kurtarmaya çalışıyoruz, hepsi o kadar!

Öğrenci ve veliler mutlu mu, öğretmenler müfredatı yetiştirebiliyor mu, uzaktan eğitime erişebilenler var mı? Kaç öğrencinin interneti ve tableti yok?..

Tüm bunlar, başta MEB, YÖK ve ÖSYM olmak üzere hiç ama hiç kimsenin umurunda değil!

Oysa bu konuya en çok onların kafa yaraması gerekiyordu. Hiçbir şey yokmuş gibi yola devam etmek, haksızlıkların en büyüğü olur!..

 

Cevap arayan sorular

Korona sonrasında yaşadıklarımız çerçevesinde ne olur şu sorulara cevap arayalım:

- Okula başlayan her öğrenciye, sanki üniversiteye gidecekmiş gibi akademik dayatma yapmaktan ne zaman vazgeçeceğiz?

- Çocuklarımızın ilgi ve yeteneklerini, erken yaşlarda keşfedip, o doğrultuda eğitim almalarına ne zaman olanak sağlayacağız?

- Ders çeşitliliği ne zaman artırılacak, ilgiye, yeteneğe ve bölgesel dinamiklere göre yeni eğitim modelleri, şimdi değil de ne zaman uygulanacak?

- Okula başlayan her öğrenciyi, üniversiteye yönlendirmekten ne zaman vazgeçeceğiz?

- Fen liseleri ve kolej öğrencileri ile meslek lisesi, imam hatip lisesi öğrencilerinin yani tavşan ile kaplumbağanın yarıştırılması daha ne kadar devam edecek?

- Sınavlar ve diploma için harcanan paranın, zamanın ve en önemlisi de emeğin heba olduğunu ne zaman göreceğiz?

- Hayallerin projeye dönüşmesi gerekirken, yerle bir edildiğinin farkına ne zaman varacağız?

- Artık bir işe yaramayan sınav ve diploma odaklı eğitimden vazgeçip, üretim odaklı eğitime ne zaman geçeceğiz?

- Her çocuğun farklı bir dünya olduğunu ne zaman anlayacağız?

- Eğitimin yaşamı zorlaştırmak için değil, kolaylaştırmak ve yaşam kalitesini yükseltmek için olduğunu ne zaman idrak edeceğiz?

- Eğitimin ve öğrenmenin, mutsuzluğun değil, mutluluğun ilacı olduğunu ne zaman anlayacağız?

- Yurttaşlık eğitimi ve insani değerlerin olmazsa olmazların en başında geldiğini ne zaman kavrayacağız?

- Eğitim ve sınavların çocuklarımızı değersizleştirmenin, yaşama küstürmenin, hayallerinden uzaklaştırmanın bir aracı olmadığını, tam aksine, özgüvenlerini artırmanın, yaşama tutunmalarını sağlamanın ve hayallerinin peşinden koşmanın anahtarı olduğunu ne zaman göreceğiz?

- Eğitim ve sınavların her şeyden önce iyi insan yetiştirmek olduğunu, adaleti, hakkaniyeti, fırsat eşitliğini, güvenirliği, erişilebilirliği, ilgi ve yetenekleri dikkate almayı, insan gücü planlamasını beraberinde getirmesi gerektiğini ne zaman anlayacağız?..

 

Yorulduk artık!

Benzeri daha onlarca, yüzlerce soru sıralayabiliriz ama artık durum tespiti yapmaktan bıktık, usandık.

Ne olur artık başımızı kumdan çıkartalım! Gerçekleri görelim ve çocuklarımızın, ülkemizin geleceği ve mutluluğu için yeni projeler üretelim, hayata geçirelim.

 

Bu o kadar zor mu?

Kesinlikle hayır!

Çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için bir araya gelmekten, ortak akıl üretmekten, kaynaklarımızı en iyi kullanmaktan ve üretmekten başka çaremiz yok.

Bunu şimdi de göremezsek, bir daha çok zor görürüz...

Özetin özeti: Çocuklarımız da, biz de, ülkemiz de her şeyin çok daha iyisini hak ediyoruz ve bunu hep birlikte başarmalıyız!..

Abbaas Güçlü - Milliyet

abbas güçlü
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı. Hangi sınıflarda yüz yüze eğitim başlıyor?
Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı. Hangi sınıflarda yüz yüze eğitim başlıyor?
Ziya Selçuk'un ''Yaz tatili kısalabilir, karnelerin verilme tarihi değişebilir'' açıklamalarına tepki
Ziya Selçuk'un ''Yaz tatili kısalabilir, karnelerin verilme tarihi değişebilir'' açıklamalarına tepki