Liseli Öğrencilere Kontenjan Kandırmacası


Liseli Öğrencilere Kontenjan Kandırmacası

İlk yerleştirmede 91 bin öğrencinin açıkta kaldığı, daha fazla sayıda öğrencinin istemediği yerlere yerleştiği ya da haksızlığa uğradığı liseye geçiş sisteminde skandallar bitmiyor. Maksut Balmuk odatv.com'a yazdı...

Liseli Öğrencilere Kontenjan Kandırmacası
Liseli Öğrencilere Kontenjan Kandırmacası

Bakan Ziya Selçuk göreve başladıktan sonra elinde pimi çekilmiş bomba gibi bulduğu liseye geçiş sistemi ile ilgili bazı adımlar atılması talimatı verdi.

En önemlisi de yerel yerleştirmede kriterlerin değiştirilmesi idi. Bunun kontenjan artışı ile desteklenmesi gerekmekteydi.

Ortaöğretim Genel Müdürü Ercan Türk yaptığı açıklama ile 58 bin kontenjan artışının yapıldığı bunun da Anadolu Lisesi kontenjanları olduğunu kamuoyuna açıkladı.

Bu artışın nasıl sağlandığına kafa yorduğumuzda maalesef aklın yolu değil her zaman olduğu gibi siyasi kaygılar, bürokratik dayatmalar, koltuk sevdalılarının koltuklarını koruma çabaları yolunun seçildiğini görüyoruz.

Türk milli eğitim sistemine Anadolu Lisesi kavramı geldiğinden beri bu liselerin en bariz iki özelliği sınıf mevcutlarının sabit olması ve normal eğitim yapmalarıdır.

Normal eğitimden kasıt öğrencilerin dokuz gibi okula başlayıp saat 15 gibi okuldan ayrıldıkları eğitimdir. Bir de kamuoyunun sabahçı - öğlenci ya da ikili eğitim diye adlandırdığı bizim anormal dediğimiz eğitim var. Anormal eğitimde okul sabah namazını müteakiben başlar akşam namazını müteakiben hatta yatsı namazında sona erer.

HÜKÜMET PROGRAMINDAN DA GERİ ADIM

İşte Anadolu liseleri kuruldukları günden beri hep normal eğitim yapmışken bugün kontenjan artışı adı altında ikili eğitime dönüştürülmüşlerdir bu hükümet programından da geri adım atmaktır.

Geçen yıla kadar 2019 sonu itibariyle tüm okulların normal eğitime geçirileceğini söyleyen hükümet son seçim vaatlerinde bunu 2020 yılına ertelemişken bugün karşı karşıya kaldığımız durumda azalması gereken ikili eğitim uygulamasının arttırıldığını görmekteyiz.

Şimdi bu yazıyı okuyanlar; birkaç günde yeni okul yapılamayacağına ve öğrenciler Anadolu Lisesi istediklerine göre kontenjan artışı başka hangi yolla sağlanabilirdi sorusunu soracaklardır.

SAYILAR ÜZERİNDEN BAKALIM

O zaman biz de sayılarla konuşalım gerçeklere sayılar üzerinden bakalım.

Yakından bildiğim ve meslek hayatımın tamamını geçirdiğim İstanbul ile örneklendirelim.

İstanbul ilinde kuruldukları günden beri normal eğitim yapan 53 Anadolu Lisesi maalesef anormal (ikili) eğitime dönüştürülmüştür.

Oysaki aynı İstanbul’da İmam Hatip Liselerinin hiçbiri ikili eğitim yapmamaktadır.

Buna savunma olarak İmam Hatip Liselerinin haftalık ders saati Anadolu Liselerinden fazla denilebilir fakat bu da yanlış bir yaklaşımdır çünkü İmam Hatip Liselerinden fazla sayıda ders saati bulunan meslek liseleri arasında da ikili eğitim yapanlar var.

Meselemiz İmam Hatip meselesi değil tamamen eğitim meselesidir.

İMAM HATİPLERDE BOŞ KONTENJAN SAYISI

İşte bu nedenle siyaset ve bürokratik engellerden bahsediyoruz. MEB’de hiç kimsenin gördüğü gerçekleri söylemeye dahi cesaret yoktur.

Bugün 53 Anadolu Lisesi ikili eğitime çevrilen İstanbul’da İmam Hatip Liselerinde 7335 kontenjan boş evet 7335 kontenjan. 60 ve üzeri boş kontenjanı olan okulların toplam kontenjanı ise 6491. Bu sayı ikili eğitime dönüştürmeden arttırılan sayıya neredeyse eşdeğerdir.

Daha özele gidecek olursak Ak Parti’nin oy deposu diyebileceğimiz Esenler, Güngören, Sultanbeyli, Esenyurt gibi birçok ilçede Anadolu Liseleri ikili eğitime çevrilmişken İmam Hatip Liselerinde boş kontenjanlar var yani bu ilçelerde bir okul dönüştürülüp Anadolu Lisesi yapılmış olsa hem ilçedeki İmam Hatipler dolmuş olacak hem de Anadolu Lisesi ihtiyacı karşılanacak. Ama aklın yolu değil siyasi kaygılar, bürokratik engeller ve koltuk koruma anlayışı hakim olmuş durumda.

YARGI KARARI BİLE UYGULANMADI

Başka bir örnek Güngören ilçesinde 40 yıl boyunca genel lise olarak eğitim veren İzzet Ünver Lisesi, İmam Hatip Lisesine dönüştürüldüğü son beş yılda kontenjanı tercih döneminde asla dolmamıştır. Okulun bağışçısının kemikleri sızlatılırcasına okulun adı da değiştirilmiştir. 2015 yılında açılan 560 kontenjanın 390’ı boş kalınca okulun mezunları ve vatandaşlar makul ve mantıklı bir teklifte bulunarak okulun birbirinden bağımsız iki binasından eski bina olan bağışçının yaptırdığı binanın İzzet Ünver Lisesi olarak Anadolu Lisesine dönüştürülmesi yeni binanın ise İmam Hatip olarak devam etmesi önerisi dönemin bakanı Nabi Avcı tarafından kabul edildiği ve imzalandığı halde bahsettiğimiz siyaset ve bürokrasi bu imzayı geri aldırmayı başarmıştır. Okulun isminin değiştirilmesinin iptali için açılan davayı mezunlar kazandığı halde yargı kararı dahi uygulanmamıştır.

Bugün sayın bakanın çözüm için adeta cebelleştiği dönemde bile hatada ısrar edilmektedir. Bahsettiğimiz okulda ilk yerleştirme sonucunda 151 son yerleştirme sonucunda ise 150 boş kontenjan bulunduğu halde ve bakanın boş kalan okulları dönüştürün talimatına rağmen bu okulun bir binasını Anadolu Lisesi yapmak kimsenin aklına gelmemektedir(!). Gelse de telaffuz etmemektedirler. Bugün bu okulun bir binası Anadolu Lisesine dönüştürülmüş olsa aynı ilçede bulunan diğer iki Anadolu Lisesinin ikili eğitimden kurtarılması mümkün iken maalesef bu da göz ardı edilmektedir.

Sayın bakanın göreve başlaması özellikle de eğitimci kimliğe sahip olması nedeniyle hem velilerde hem öğrencilerde hem de öğretmenlerde olumlu bir hava yaratmıştır. Aslında bu havanın en önemli kaynağı bu yönde var olan açlıktan kaynaklanmaktadır. Herkes inanmak, güvenmek ve geleceğe umutla bakmak istemektedir. Sayın bakanın “Ben Süpermen değilim” sözü tam da burada anlam kazanmaktadır. Süpermen olmayan sayın bakanı uçurması gereken kadrolarıdır, anlayıştır. Bakanın başının adeta belada olduğu liseye geçiş sisteminde dahi yardımcı olmayan destek yerine köstek olan bir anlayış ile milli eğitim hiçbir yere gidemez. Bakan, Süpermen bile olsa en küçük yaraya merhem olamaz.

Her kim ki eğitimde siyaseti, kişisel menfaati ön planda tutuyorsa o hangi makamda olursa olsun sadece eğitime değil ülkeye de, vatandaşa da ihanet etmektedir.

Evet, kontenjanı artmıştır ama eğitimin kalitesini düşürecek adımlarla kontenjan artırmak marifet değil kandırmacadır.

Maksut Balmuk

Kaynak: Odatv.com

kontenjan artışı Kontenjan Kandırmacası maksut balmuk normal eğitim ikili eğitim imam hatip liseye geçiş sistemi Ziya Selçuk odatv Anadolu Liseleri


Facebook sayfamızı beğenerek eğitim gündemini daha hızlı takip edebilirsiniz.
Beğenmek için tıklayınız


Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Okul Müdürlerine Performans Sınavı Geliyor
Okul Müdürlerine Performans Sınavı Geliyor
MEB'den sınıf öğretmenleri için İYEP ek ders ücreti yazısı
MEB'den sınıf öğretmenleri için İYEP ek ders ücreti yazısı