Anlanamayan Öğretmenler Günü


Anlanamayan Öğretmenler Günü

Hep birlikte kutlayacağımız bir Öğretmenler Günü daha geldi çattı.

Anlanamayan Öğretmenler Günü
Anlanamayan Öğretmenler Günü

Hep birlikte kutlayacağımız bir Öğretmenler Günü daha geldi çattı. Kadrolu Öğretmeni, Sözleşmeli Öğretmeni, Ücretli Öğretmeni fark etmez o gün öğretmenlerimize toplumun her kesiminden güzellemeler gelecek. Bütün sene uğradıkları psikolojik baskılara rağmen bütün öğretmenlerimiz o gün toplumun onlara sunduğu saygı ve sevgiyi doyasıya yaşayacaklar. Kapitalizm esiri şirketler bir hafta boyunca ürün etiket fiyatlarını yükseltip, yükselttiği fiyattan indirim yaparak "Öğretmenler Gününe özel yüzde bilmem kaç indirim." diyerek paraya para demeyecekler. Çağımızın yeni tefecileri bankalar "Öğretmenler Gününe özel faiz indirimli kredi." diyerek yeni kredilerini piyasaya sürecekler. Modern alışveriş merkezlerimiz ise öğretmenler bol bol alışveriş yapsın diye bedava sinema bileti dağıtacaklar. Anlayacağınız öğretmenler gününde öğretmenler hariç herkes bir şekilde kazanç sağlayacak. Bu da iyidir aslında öğretmenlerin  paranın hatırına bir gün olsun hatırlanması önemlidir. Toplum olarak yıl içerisinde söylemediğimiz laf, etmediğimiz eziyet kalmayan öğretmenleri senenin bir günü mutlu edeceğiz. Bir günlük mutluluğun da eğitim için canını dişine takan öğretmenleri bir yıl götüreceğine eminim. 
 
Öğretmen artık eski öğretmen değil. Öğretmenlere ayağa kalkarak saygı gösteren ve sevgisini belli eden bir toplum artık yok. Ne yazık ki hep beraber onların saygı ve sevgilerini geçmişe gömerek yok ettik. Öğretmenlerimizi teknolojinin gelişmesiyle palazlanan sanal bilgiye tercih ettik. Öğretmenin öğretmenliğini bırakın, insan olduğunu bile unutup demediğimiz lafı bırakmadık. Maaşlarından tutun da yaptıkları tatile kadar hepsini dilimize doladık. Öğretmen toplumdan "Ne ister? Ne sorunu olabilir?”  Diye hiç sormadık. Öğretmenlerin de bir insan olduğunu ve hasta olabileceğini unutup rapor almasını dahi yetkili mercilere şikâyet ettik. Hep eleştirdik, eleştirdikçe öğretmenlerin ve öğretmenlik mesleğinin değerini düşürdük. Öğretmen olmak için hayal kuran çocukların hayallerine dahi "Ataması olmuyor, öğretmen olup ne yapacaksın." diyerek müdahale ettik. Öğretmenlerin el birliğiyle saygınlıklarını ellerinden aldık. Sonra da onlara bir gün süren mutluluk ve saygınlık vererek onlara karşı yaptığımız tüm eylem ve söylemlerin günahını çıkartmaya başladık. Geleceğimizin mimarı öğretmenlerimizi hiç anlamadık. 
 
- On altı yıllık bir eğitimden sonra birden çok sınava girip yüksek puanlarla “Neden atanamadıklarını?” anlamadık,
 
- Sözleşme adı altında ayağına vurulan pranga ile altı yıl özlük haklarından “Neden mahrum bırakıldıklarını?” anlamadık,   
 
- Maddi olarak kimseye muhtaç olmamak ve bu ülkenin çocukları iyi bir eğitim alsın diye “Neden maddi haklardan yoksun ücretli öğretmenlik yaptıklarını?” anlamadık,
 
- Öğrencilerin gelişim özelliklerini bilmeyen ve eğitim adına bildikleri televizyon programlarından ibaret olan bazı velilerin “Neden öğretmenden daha çok bildiğini iddia etmesini?” anlamadık,
 
- Amacı öğretmek olan öğretmenin “Neden okul basılarak tartaklandığını?” anlamadık, 
 
- Eğitim adına uygulanan tüm modellerde her türlü başarının birileri tarafından sahiplenilmesini, başarısızlığın ise “Neden öğretmenin üzerine yıkılmak istenmesini?” anlamadık,
 
- Ülkenin eğitimi adına hiç bir şey yapmayan ya da yapamayanların “Neden eğitimin içine bu kadar sokulduğunu?” anlamadık,
 
- Öğretmenler hariç herkesin eğitim adına konuşmalar yaparak eğitime yön vermesini ve “Neden bu yönlendirmeler sonucu ortaya çıkan başarısızlığın öğretmene yıkıldığını?” anlamadık,
 
- Gelişmiş ülkelerde eğitim yatırımları ve yaptırımları uzun soluklu olurken “Neden bizim eğitim yatırımlarımızın yap-boz olduğunu?” anlamadık,
 
Öğretmenlerin neler yaşadıklarını anlamak bir yana anlamaya bile çalışmadık.  Öğretmenlerin tamamen dışsal kaynaklı sorunlarından bunlar yazabildiklerimizin bir kısmını oluşturuyor. Öğretmenlere karşı yapılan her davranışın ülkenin geleceğini etkilediğini unutmamalıyız. Toplumun geleceğini inşa etmek istiyorsak, eğitimi öğretmenlere bırakmalı ve sonuna kadar güvenmeliyiz. Eğitimde yaşanabilecek her başarısızlığın faturasını ödeyecek olan öğretmenler değil toplumdur. 2023’ü hedefleyen bir ülke olarak ilk yapacağımız iş öğretmenlerin ve eğitim camiasının toplum önünde saygınlığını artırmak olmalıdır. Bu ülkenin evlatları iyi bir eğitim görsün yüzlerce öğretmenimiz şehit düşmüştür. Öğretmenleri övdüğümüz zamanda eleştirdiğimiz zaman da bir seviye olmak zorundadır. Öğretmenlik mesleği kimsenin canı sıkıldığında üzerinde oynayacağı ve hakaret edeceği bir meslek grubu değildir. Öğretmenlerin toplumdan istediği senede bir gün hediyelere boğularak sevgi sözcükleri duymak değil,  toplum tarafından itibar ve değer görmektir. Çünkü öğretmen bir toplumun asaletinin göstergesidir.   
 
Canı gönülden tüm okuyucularıma selam eder saygılar sunarım.
 
Ufuk Dilekçi
guncelegitim.com - ÖZEL HABER
 
 
 
 
 
 

 

öğretmenler günü Anlanamayan Öğretmenler Günü guncelegitim.com
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Derste öğrencilere gelinlik ve damatlık giydirilerek para takılmasına veli isyan etti
Derste öğrencilere gelinlik ve damatlık giydirilerek para takılmasına veli isyan etti
Okullara Ücretsiz Doküman Gönderen Kurum ve Kuruluşlar
Okullara Ücretsiz Doküman Gönderen Kurum ve Kuruluşlar