Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın!

Abbas Güçlü yazdı: Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın!

Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın!
Öyle bir noktaya geldik ki en konuşulması gereken konular bile konuşulmuyor.
 
Daha da önemlisi, atılması gereken adımlar atılmıyor.
 
Hemen herkeste bir korku, çekingenlik, savsaklama hali var ve bunlara da bir gerekçe üretiyorlar: Konuşursam başım belaya girer, yaparsam canım yanar, gidersem yanlış algılanır.
 
Peki, bu çekingenlik, öteleme ve kandırmaca daha ne kadar devam edecek?
Hani çok önemli bir konumdasınızdır, ağzınızdan çıkan her söz ortalığı karıştırır, o zaman belki makul karşılanabilirsiniz.
 
Ama en sıradan insanlar bile korku içerisinde ise işte bu durumu sosyolojik açıdan sorgulamak gerekir...
 
Mazeret toplumu olduk
 
Sınava iyi hazırlanmayan öğrencinin ürettiği bahaneler gibi, toplumsal konularda sürekli mazeretler üretiyoruz.
 
Hazır olağanüstü hal dönemi yaşanıyorken, bir kanun gücünde kararname de mazeret üretme konusunda çıkarılsa ve artık hiçbir şekilde mazeret kabul edilmeyecektir denilse, ne iyi olur...
 
Niye mi?
İşini iyi yapmayan herkesin bir mazereti var.
Peki, haksızlar mı?
Haklı olanı da var, olmayanı da.
Ama çok daha önemli olan, söz konusu işin yapılması
 
İşi yaptıktan sonra, bahanelerini sıralasa haklılığı çok daha pekişir ama eften püften mazeretlerle, yapabileceği işi ötelemekle haklıyken haksız duruma düşüyorlar...
 
Tıpkı elektrikler kesikti, bu yüzden çalışamadım diyen öğrencilere, çok başarılı öğrencileri gösterip, peki onların da elektriği kesik değil miydi diyesiniz gelir ama o hâlâ yeni mazeretler üretmeye devam eder. Çünkü yaşam tarzı, sonuç odaklı değil, mazeret odaklıdır...
 
Bir işi sonuçlandırmaya değil de bahane aramaya odaklandığınızda, kendinizi rahatlatmış gibi hissediyor ve görevinizi yerine getirmenin hazzını yaşıyor hissine kapılıyorsanız, bilin ki asıl kazığı karşınızdakilere değil, kendinize atıyorsunuzdur!..
 
Sonuç odaklı çalışma
 
Hangi konuda olursa olsun, bir işi en kısa zamanda, en iyi şekilde bitirmeye odaklanmadığımız sürece, yol kat etmemiz mümkün değil.
 
Elbette, başarı için yer yol mubah diyenlerden değiliz.
 
Bizim sözünü ettiğimiz iş bitiricilik, yasalar ve kurallar çerçevesinde, yapılabilinenin en iyisinin yapılmasıdır.
 
Yoksa hiç kimseden yapabileceklerinin çok daha fazlasını istemiyoruz...
Önümüzdeki hafta sonu bizde de Güney Kore’de de çok büyük katılımlı sınavlar var.
 
Onlar, sınav gününe mahsus olmak üzere, büyük tonajlı kamyonların sınav yapılan alanlara girmesini yasaklamışlar, korna hepten yasaktı, hatta uçak seferleri bile öğrencilerin konsantrasyonunu bozuyor diye değiştirilmiş!
 
Peki ya bizde?
Salon gözetmenlerinin topuklu ayakkabılarıyla yaptığı yürüyüşler kafalara çivi çakar gibi tüm dikkatleri dağıtsa da söylenecek söz yoktur.
 
Adaylar sınav sırasında altlarına edecek hale gelseler de tuvalete gönderilmezler ama dikkat dağıtacak her türlü atraksiyon serbesttir. Çünkü onlar görevini yapıyorlar!..
 
Herhangi bir konuda yapan olmaktansa, erteleyen olmayı gerektirecek onlarca nedeniniz olabilir ama yine yapan olmaya çalışın çünkü o yapılmayanlar bir süre sonra sizin de canınızı sıkacak noktalara gelebiliyor.
 
Özetin özeti: Eğer bir dağ başında tek başına yaşıyorsanız, hiç kimse, hiçbir şey beni ilgilendirmez diyebilirsiniz ama eğer hayatın içindeyseniz yaptıklarınız kadar, yapmadıklarınız da çok önemlidir. En azından ah keşke dememek için!..
 
Milliyet

porno porno sikiş porno porno sikis

abbas güçlü milliyet yazıları
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
OHAL ne zaman kalkacak? İşte O tarih...
OHAL ne zaman kalkacak? İşte O tarih...
MEB'den öğretmenlere ödev: 30 film, 30 kitap!
MEB'den öğretmenlere ödev: 30 film, 30 kitap!