Birleşik Kamu İş' ten gündeme dair değerlendirme ve uyarılar


Birleşik Kamu İş' ten gündeme dair değerlendirme ve uyarılar

Ülkemiz, 15 Temmuz 2016 günü Türkiye Cumhuriyetinin Anayasal düzenini silah zoruyla ortadan kaldırmaya ve Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği Laik Cumhuriyete dönük darbe girişimine tanık olmuştur.

Birleşik Kamu İş' ten gündeme dair değerlendirme ve uyarılar
Birleşik Kamu İş' ten gündeme dair değerlendirme ve uyarılar

Ülkemiz, 15 Temmuz 2016 günü Türkiye Cumhuriyetinin Anayasal düzenini silah zoruyla ortadan kaldırmaya ve Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği Laik Cumhuriyete dönük darbe girişimine tanık olmuştur.  Bu kanlı darbeden dolayı, Devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünden, Cumhuriyetimizin demokratik, sosyal bir hukuk devleti niteliğinden ve demokrasiden yana tüm yurttaşları gibi konfederasyonumuz üyeleri de derin bir üzüntü ve kaygı yaşamıştır. Öncelikle Birleşik Kamu-İş olarak bu olaylar sırasında yaşamını yitiren yurttaşlarımız ve güvenlik güçlerimize rahmet, ailelerine ve ulusumuza baş sağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyoruz.
 
Bu olayların akabinde tüm yurt genelinde 3 aylık süreyle OHAL ilan edilmiştir.
 
Yine çoğunluğu kamuda olmak üzere birçok kişi hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmış, binlerce kişi açığa alınmış ya da tutuklanmıştır.
 
21 Temmuz 2016 günü Konfederasyonumuz Başkanlar Kurulunu Olağanüstü toplayarak tüm bu olayları değerlendirmiş olup, tespit ve düşüncelerimizi basınımız aracılığıyla kamuoyuyla paylaşma ihtiyacı duymuştur.  
 
Buna göre,15 Temmuz 2016 günü gerçekleşen kanlı darbe girişiminin bizim yıllarca F Tipi dediğimiz İktidarca FETÖ/PDY şeklinde isimlendirilen, Devletin her kademe ve kurumuna sızmış silahlı terör örgütü tarafından gerçekleştirildiği, yine devletin yetkili kişi ve organlarınca açıklanmıştır.
 
Bu terör örgütünün amacı hiç kuşku yok ki Devletimizin Anayasamızda ifadesini bulan “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” ilkesine kastetmektir.
 
Ülkemizin başına musallat olan terör örgütü sadece F Tipi değil, PKK ve İŞİD adlı terör örgütleri de aynı amaca hizmet etmektedir. Bu örgütlerin ortak özelliği, mazlum milletleri sömürmeyi yegâne geçim kaynağı yapan emperyalist devlet ve küresel güçlerin güdümünde olmalarıdır. Bu nedenle aslında birer insanlık suçu olan emperyalist politikaları ve bu politikaların sahiplerini lanetliyoruz.
 
Kanlı darbe girişiminde bulunan F Tipi terör örgütünün devlet kurumları içine sızması, korunup kollanarak güç kazanmasında uzun yıllardır iş başında bulunan ve politikaları itibariyle birbirinin devamı olan başta AKP ve önceki siyasi iktidarların sorumluluğu bulunmaktadır. Hukuk dışı davranışlarıyla suç işleyen zanlılar adalet önünde hesap verirken siyasi sorumluluğu bulunanlarda siyaseten derhal hesap vermelidirler.
 
Ülkemizin içinden geçtiği süreç gerekçe gösterilerek OHAL ilan edilmiştir. Ancak Ülkemizin bir bölümünde 30 yıl uygulanan OHAL’in terörü önlemede de, huzur ve barışın tesis edilmesine de bir katkı sağlamadığı, tam tersine onarılmaz başka yaralar açtığı bir gerçektir. Buradan hareketle ilan edilen OHAL’in en kısa sürede yürürlükten kaldırılarak olağan hukuk düzeni içinde takibe uğrayan şüphelilerin durumunun adil bir şekilde ortaya çıkarılması sağlanmalıdır.
 
Bir an önce komşu ve bölge ülkelerle dostluk ve karşılıklı işbirliği içinde ilişkiler kurulması gerekmektedir. Başka ülkelerin iç işlerine müdahale edilmemesi, Ülke bütünlüğümüzün ancak başka ülkelerin ülke bütünlüğünün savunulmasıyla korunabileceği anlaşılmıştır. Birleşik Kamu-İş Tam Bağımsız Türkiye’den yanadır. Bu nedenle emperyalist ülkelerin politikalarına alet olunmamalıdır. Ülke içinde, egemenliğin millet adına kuvvetler ayrılığı ilkesine uygun olarak yasama, yürütme ve yargı organlarınca kullanılması hem demokratik parlamenter sistemimizin bir gereği hem de Anayasa hükmüdür. Bu hükmün keyfi, fiili veya silahlı olarak ihlal edilmesi kabul edilemez. Devletimizin temel değer ve yapısıyla oynanmamalıdır.
 
Demokratik Cumhuriyetin temel taşı, yurttaşlarına tanınan hak ve özgürlüklerdir. Toplumsal barış ve huzur ancak evrensel insan hakları ölçüsünde demokratikleştiğimizde sağlanabilir. Birleşik Kamu-İş olarak gerçek demokrasi talep etmekteyiz.
 
Tüm Dünya’da olduğu gibi Kapitalizmin yarattığı buhranla ülkemizde de ekonomik krizin ayak sesleri duyulmaktadır. Toplumsal huzur ve barışı ancak kalkınmış bir ekonomiye sahip ülkede, ekonomik kalkınmışlık ise yurttaşları arasında adil gelir paylaşımı olan demokratik bir ülkede olabilir. Ülkemizi yönetenler bir an önce uygulanmakta olan politikalarını gözden geçirerek birçok aydın, yurtsever, ilerici kişi ve kuruluşların önerilerini dikkate alarak ülkemizin birde ekonomik krize sürüklenmesi önlenmelidir.
 
Bu darbe girişimi gerekçe gösterilerek AKP hükümetine karşı olan bütün unsurlar sindirilmeye kalkışılmamalıdır. Terör ve darbe girişimleriyle başta kamu görevlileri olmak üzere on binlerce kişi ilişkilendirilmektedir. Söz konusu darbe girişimi, başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere yargı, emniyet, eğitim gibi Devletin çok önemli ve yurttaş nazarında en güvenilir olması gereken kurumlarını yıpratmıştır. Birleşik Kamu-İşher türlü darbeye de her türlü teröre de karşıdır. Ancak, toplumda kimi yetkili-yetkisiz kişi ve kurumlar, halkın arasına karışmış kontrolsüz güçler, darbe karşıtı görüntü altında, suça bulaşmış kişilerin bir dönem mensubu olduğu kurumları asla temsil etmeyeceğini düşünmeden, bu güzide kuruluşlarımızı yıpratmaya devam etmektedir. Mahkeme haklarında karar verinceye kadar herkes masumiyet karinesinden yararlanmalıdır. Bu çerçevede 15 Temmuz’dan bu yana gelinen süreçte, basın ve medyaya yansıyan kimi görüntüler kabul edilemez.
 
Bu kapsamda Cumhuriyetimize, Devletimize, Ülkemize ve Demokrasimize sahip çıkmak ve bunu göstermek için barışçı bir şekilde alanlara çıkmak birer yurttaşlık görevidir. Ancak, Devlet ve Hükümet yetkililerinin yaptıkları çağrıları fırsat bilerek, elinde silah, pala, taş, sopa gibi aletlerle sokağa çıkankontrolsüz gruplara izin verilmemelidir.
 
Yürütülmekte olan soruşturmalar neticesinde, yargı ve kamu yönetiminde çok büyük boşluklar oluşacağı şimdiden anlaşılmaktadır. Esasen yaşanılan olaylar, Birleşik Kamu-İş’in kurulduğu günden bu yana kamuda atamaların kariyer ve liyakat esaslarına göre değil yandaşlık hukukuna göre yapıldığına ilişkin uyarı ve itirazlarının ne kadar haklı olduğuanlaşılmıştır.
 
Bu noktadan sonra derhal, kamuda ki atamaların kariyer ve liyakat esaslarına göre yapılması konusunda gerekli hassasiyetler gösterilmelidir.
 
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak adı ne olursa olsun, kimden ve nereden gelirse gelsin, demokrasi dışı hiçbir müdahaleyi kabul etmeyeceğimizi buradan bir kez daha ifade ediyor ve diyoruz ki “Yaşasın Demokrasi, Yaşasın Cumhuriyet!”
 
Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur. 23.07.2016
 
 BİRLEŞİK KAMU-İŞ KONFEDERASYONU MERKEZ YÖNETİM KURULU

birleşik kamu iş eğitim iş ohal derbe girişimi açıklama
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Liseye geçiş sınavına yüzde 5'teki öğrenci girecek
Liseye geçiş sınavına yüzde 5'teki öğrenci girecek
Vasıfsız Okul Müdürleri Mobbing Uyguluyor
Vasıfsız Okul Müdürleri Mobbing Uyguluyor